Gerçek bir olaydan esinlenerek yazılmış kısa ama okuduğunuzda sizi sarsan, nefesinizi kesen, kalp ritminizi değiştiren, acıyı iliklerinize kadar hissettiren bir roman. Çaresizliğin, sorumsuzluğun, vicdansızlığın romanı diyorum.
Okurken sonunu bilmenize rağmen yanılmış olmayı dileyerek okuduğunuz bir roman.
Roman çocuk istismarı vakasından hareketle kaleme alınmış. Diana isimli küçük bir kızın ailesi tarafından yaşadığı ihmal ve şiddet anlatılıyor. Sorumlulukları yerine getirmeyen, şiddeti normalleştiren ve çocukları üzerinde yıkıcı etkiler yaratan bir anne ve baba. Canavar demek daha doğru olacak belki de…
Diana’nın yaşadığı her olay insanlar tarafından fark edildiğinde ve kendisine sorulduğu zaman “Ben sakarım” dedi peki sakar olan gerçekten diana mıydı yoksa ailesi mi ya da onu ailesinden koruyamayan toplum mu?
Roman çok kısa bölümlerden oluşuyor. Birden fazla anlatıcı var. Teyze, anneanne, öğretmen, doktor vs… İfade tutanağı hissi veren bir anlatım tarzında.
“Dünya hassas kalpler için bir cehennemdir”
- Goethe
Ben hassas kalp bir insan ve anne olarak keşke okumasaydım diyorum, kalbim acıyor. Oğluma sarıldım ve tüm çocukların kendilerini seven bir aileye sahip olmasını diledim. Zenginlik vs değil sadece seven bir aileye sahip olmak çok büyük bir şans.
Dostunun vedasız gidişini ve gidişinin nedenini kabullenememiş bir adamın hikayesi…
Dostluk üzerine yazılmış en iyi roman olabilir. Dostluk, kıskançlık, ihanet, aşk, gerçekler, yüzleşme.
41 yıl sonra gerçekleşen bir yüzleşme, tek mekan, bir akşam yemeği masasında, mumlar sonuna yanana kadar.
Bu yüzleşme iki eski dostun sohbetinden çok bir hesaplaşma gibiydi. Özellikle farklı sosyal sınıflardan gelen insanların arkadaşlıklarında dile getirilemeyen psikolojiyi güzel anlatmış.
Bazı şeylerin kelimelerle anlatılamayacağını, kimi cevapların sessizlikte gizli olduğunu anlıyor insan.
Bu kitapta asıl mesele olaylar değil, olayların insanlar üzerinde bıraktığı izler. O yüzden daha çok insan psikolojisine odaklanan bir kitap düşünce derinliği fazla.
Felsefi ve ağır bir dil kullanılmış. Akıcı, olaylı bir roman isteyenler için belki zorlayıcı olabilir ama psikolojik derinlik sevenler için baya etkileyici bir kitap.
Yani özetle, mutlaka okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Çok beğendim.
Bu kitabı okurken aklıma gelen bir şarkı da oldu:
open.spotify.com/track/0OP73LxXn...bıçakların sırtımda mı hadi çek al onları