Beste

Beste
@estbeste
Sanatçı&Tasarımcı, Elementceramic kurucusu
Deü Gsf Sahne Tasarımı mezunu
İzmir
19 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Duruyorum ve hiçbir şey yapmıyorum. Hiçbir şey olmuyor. Hiçbir şey düşünmüyorum. Zamanın akışını dinliyorum. Bu, yakından tanıdığımız, içli dışlı olduğumuz zamandır. Onun hırsızlığı bizi taşır. Saniyelerin, saatlerin, yılların hızla akışı bizi yaşama doğru fırlatır, sonra da hiçliğe doğru sürükler. Balıklar nasıl suda yaşıyorsa biz de zamanın içinde yaşarız. Varoluşumuz zaman içinde var olmaktır. Ağır, monoton müziği bizi besler, bize dünyanın kapılarını açar, bizi rahatsız eder, bizi korkutur, bizi yatıştırır. Evren, oluşumunu zamanın sürüklemesiyle, zamanın düzenine göre açığa çıkarır.
-Severim çok fazla erdemi olsun istemeyeni. Bir erdem iki erdemden daha fazladır: çünkü kara talihin bağlandığı daha sağlam bir düğüm demektir o. -Severim ruhu harcanıp gideni, ne teşekkür bekleyen ne de etmek isteyeni: çünkü hep armağan eder ve kendisini esirgemek istemez o. -Severim şans ondan yana gittiğinde utanıp da kendine: Ben hilebaz bir oyuncu muyum ki? diye soranı- çünkü mahvolmak ister o. -Severim bir işe başlamadan önce altın sözler saçanı ve her zaman vaat ettiğinden daha fazlasını yerine getireni: çünkü kendi batışını ister o. -Severim gelecektekileri haklı çıkaranı ve geçmiştekileri kurtaranı: çünkü şimdiki zamandakilerin eliyle mahvolmak ister o. -Severim tanrısını sevdiği için tanrısını yerden yere vuranı: çünkü tanrısının öfkesi mahvedecektir onu. -Severim yaralandığında bile ruhu derin kalanı ve küçük bir hadiseden bile yok olup gideni: böylece köprüden seve seve geçer o. -Severim ruhu dolup taşanı, bu yüzden kendisini bile unutanı ve her şeyi içinde barındıranı; böylece her şey batışı olur onun.
..Yine de devam ediyorum, ama temkinlice, bütün o şeylere karşı koyacak güce sahip olacağımı umarak -o zaman beni tehdit eden yerinmelere ne cevap vereceğimi bilebileceğim- ve bana karşıymış gibi görünen her şeye rağmen, amaçladığım hedefe günün birinde ulaşacağıma inanarak. Ve Tanrı kısmet ederse, sevdiğim kimi kişilerin gözlerinde, peşimden gelecek olanların gözlerinde sevgi ve inanç okuyacağım. "İki yana düşmüş ellerinizi kaldırın," diye yazar İncil'de, "dermansız dizlerinizi de..." Sonra müritler bütün gece çalışıp da hiç balık tutamadıklarında, "yeniden denize çıkın, daha derinlere gidin, ağlarınızı yeniden serin" denmiştir onlara. ...Yine de sürdürüyorum; yorgunsak eğer, bu daha önceden çok uzun bir yolu yürüdüğümüzden değil midir? Ve insanın yeryüzünde verilecek bir savaşı olduğu doğruysa, o bezginlik duygusu ve başın yanıp tutuşması, uzun süredir mücadele ettiğimizin bir göstergesi değil midir?..
İnsan kendini, sınırsız bir hücrenin içine kapatılmış bulduğunda ansızın bastıran duygu. Nereye kaçılabilir, hücre başlı başına her şey iken? Birden bir arzu sarıyor içimi, taşkın, saçma bir arzu bu, Şeytan'dan önceye ait bir şeytanlık; zamandan ve tözden yoksun bir gün, Tanrı'nın dışına kaçmak için bir yol açılsın istiyorum, nasıl olacağını bilmiyorum ama, en derin yerimiz varlığın ya da yok-varlığın bir parçası olmaktan çıksın.