1000Kitap Logosu

Etkileyici alıntılar

SERAP
Hodbinler'i inceledi.
392 syf.
·
9 günde
·
Beğendi
·
Puan vermedi
O hüzünlü mağrurlar
Hodbin:Bencil demekmiş kelime anlamına baktığımda. Bazen arkadaşımla konuşur gibi kolay anlaşılır bir üslup bazen çözemediğim ağır bir lehçe ile yazılmış satırlar.Oluşturulan isimsiz karakterlerin elbette bir gizemi vardır.O gizi çözemesem de Yazar;içindeki kişileri konuşturmuş gibi bir his oturdu içime okurken…Hikaye içinde hikaye,iç içe geçmiş hayatlar,aşklar,hayaller , gerçekler ,ustaca yapılmış hicivler ile “Hodbinler” etkileyici bir roman. Dili bana biraz ağır gelmiş olabilir, eski türkçe çoğu kelimelerin anlamını idrak etmede zorluk çektiğim için bazı bölümler zorladı.Ama leziz bir tad bıraktı o zorluk,öğretti,araştırmaya düşünmeye sevk etti beni. Açıkcası rahatsız eden tek şey kitabı yarıladığımda argo kelimelerin varlığıydı.Ama özünde derinden hissedilen bir içsellik barındırıyor sanki,hayal ile gerçek ,geçmiş ile gelecek arasındaki geçişler kitabı daha etkili kılmış.Satır aralarında rastladığım,tanınmış eserlerden yazarlardan ,düşünürlerden alıntılar çok güzeldi. Yusuf Atılgan’ın “Aylak Adam’ını” henüz yeni okumuşken burda ona rastlamak çok güzeldi.Yapboz gibiydi her karakterin yolculuğu ,parçadan bütüne birleştirmek istedim ama olmadı.Sonu hayaldi ,var ama yokmuş gibiydi.Sürpriz sonluydu Bana İyi hissettirdi öğretti,düşündürdü Yazarın kalemine yüreğine sağlık okuru bol yolu açık olsun• Klasiklerin ve tanınmış ün salmış yazarların dışına çıkmak isterseniz.Edebi açıdan zengin ve güncel olan “Hodbinler” önerimdir. Sevgiler
Hodbinler
6.2/10
· 56 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
8
zeyrek
Güzel Dediniz Bay Feynman'ı inceledi.
422 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Richard Feynman 20. yüzyılın en büyük dehalarindan biri olarak kabul ediliyor. Kuantum Elektrodinamiği'nin kurucusu ve günümüzde de etkisini sürdüren nanoteknoloji, kuantum bilgisayarlar gibi pek çok teknolojik ilerlemenin de fikir babasıdır. Yaptığı çalışmalarla 1965 yılında Nobel Ödülü'ne layık görülmüştür. Kitabın son kısmında çevresindeki insanların ondan büyük bir hayranlıkla bahsettiği görülüyor. Bir arkadaşının şu söylemi biraz daha açıklayıcı olacaktır belki. Dahilerin, sıradan dahiler ve sihirbazlar olarak ikiye ayrılacağını R. Feynman'ı bir sihirbaz olarak gördüğünü söylüyor. Pek çok kişinin çözmekte zorlandığı problemleri kısa sürede ve çoğu zaman hiç umulmadık yollarla çözdüğü, sürekli olarak yeni problemler üreten bir kafaya sahip olduğu, son derece zor görünen konuları olabildiğince basite indirgeyerek herkesin anlayacağı kıvama getirebildiği, bu manada öğretim konusunda da çığır açtığı hakkında belirtilenler arasında. Feynman'ı biraz tanıdıktan sonra kitabın konusuna gelirsek, bu kitap tamamen alıntılardan oluşuyor. Kızı Michelle Feynman'ın babasının yaptığı konuşmalardan, söyleşilerden, yazdığı kitap ve notlardan derlediği ve ayrı ayrı başlıklar halinde bizlerle paylaştığı güzel bir kitap. Bu alıntılar çocukluk ve gençlik, aile, doğa, hayal gücü, mizah, aşk, felsefe ve din, merak ve keşif, kuantum dünyası, bilim ve toplum, matematik, teknoloji, savaş, siyaset, eğitim ve öğretim, zeka, Nobel, Gelecek.... gibi başlıklar altında toplanarak derli toplu hale getirilmiş. Alıntılardan oluşan kitaplardan genellikle sıkıldığım için bu kitaba da biraz tereddütlü yaklaşmıştım. Ama Feynman'ın her cümlesi, her düşüncesi insanı düşündürüyor ve kendine bağlıyor. Bu nedenle kitabı çok beğenerek okudum. Feynman'ın olaylara bakış açısındaki basitlik ve mutevazilik çok etkileyici geldi özellikle, bir de yaptığı her şeyi gerçekten zevk alarak yaptığı o kadar belli ki. Yaptığı işin aynı zamanda hobisi olduğu, bu nedenle yaptığı her keşfin kendisi için ayrı bir ödül olduğunu ifade ediyor. Kelli felli adamlarla yapılan toplantılar yerine lise öğrencileriyle bir araya gelip onların sorularını yanitlamanin kendisine çok büyük zevk verdiğini, onların sorularindaki sınırsızlığın kendi ufkunu da genislettiğini ifade ediyor. Dar kalıplara girmekten hoslanmiyor. Belki de sırf bu nedenle keşfettiği şeylerin basit ve zarif görünümünü çok etkileyici buluyor çalışma arkadaşları. Schrödinger'in Kedisinin Peşinde kitabını okurken parçacık hareketlerini göstermek için Feynman'ın oluşturduğu diyagramlari incelemiştim. Bu diyagramlar için arkadaşları, şeytanın bile aklına gelmeyecek kadar basit olması çok şaşırtıcı bu diyagramların diyorlar. Çünkü öncesinde bu hareketleri anlamanın bile oldukça zor geldiğini , bunun bir sihir gibi olduğunu ifade ediyorlar. Ki ben de o kısımları okurken ve diyagramları incelerken anlamakta çok zorlanmadim. Matematiğe olan ilgisi ve bir okulla matematik öğretimi konusunda yaptığı mektuplaşmalardan alıntılar kitapta en çok ilgimi çeken kısımlardandı. Böyle bir dehanın doğuştan gelen bir şans olduğu söylenebilir ama yetiştirilme tarzının da ne kadar önemli olduğuna dair işaretler var kitapta. Feynman babasından bahsederken, babasının onun merak duygusunun gelismesine çok fazla hizmet ettiğini; doğayı, maddeyi, yıldızları bilgisi dahilinde ona sürekli olarak anlattığını, ilk gençlik dönemlerinde radyo tamiri gibi konulara merak saldığında yine desteklendiğini görüyoruz. Ama hiçbir baskı unsuru olmadan yapılan bu destekleme onun özgür ruhunun da temelini oluşturuyor belli ki. Feynman ile ilgili bu kadar güzel şeyi okuduktan ve ona hayran olduktan sonra savaş ve atom bombası ile ilgili notlarına geldiğimde onun yaşadığı depresyonu ve yine de yaptıkları şeyi savunma psikolojisini görünce içimin karardığını ifade etmeliyim. Bu projenin içinde yer aldığı dönemde işin sadece bilim kısmıyla ilgilenmenin mutluluğunu sürdürse de yapılan bombanın yarattığı yıkıcı etki onu da uzun süre etkiliyor. Ama yine de biz yapmasaydık başkası yapacaktı savunmasını yapıyor sürekli. Feynman'ın genel görünümünü zeki, kendine güvenen, sade ve mizah yönü kuvvetli, çevresi tarafından sevilen biri olarak tarif edebiliriz sanırım. Kalabalıkları çok sevmese de bir şekilde onların içerisinde bulunup kendini sevdiren, doğaya ve doğanın taşıdığı belirsizliğe bir o kadar aşık ve dünyayı seven bir adam gibi görünüyor. Dünyada kesfedilecek bu kadar sey varken neden sıkıcı olsun diye düşünüyor. Bir dahinin anılarını ve düşüncelerini kendinden yapılan alıntılarla okumak istiyorsanız bence çok güzel ve etraflıca yazılmış bir kitap.
Güzel Dediniz Bay Feynman
Okuyacaklarıma Ekle
2
Bleda Gəncay SÖNMƏZ
Selvi Boylum Al Yazmalım'ı inceledi.
140 syf.
·
6 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Hani kitaplardan uyarlama filmler vardır ve birileri çıkıp muhakkak filmin eksik olduğunu kitaptaki tadı bırakmadığını söyler. Kitap da film de çok etkileyici kitabı okurken film oyuncularıyla öyküyü orjinal haliyle gözümün önünde canlandı. Keşke karakterler aynı kalarak film olarak çekilseydi. Kalbimi nasıl ağrıttın be Asel. Neden böyleyiz biz neden elimizdekinin kıymetini bilmiyoruz. Canım acıdı gerçekten canım acıyor hala. Bekdemir sen nasıl bir adamsın. Yüreğin ne güzel. İlyas sana çok kızıyorum ama üzülüyorum da bir yandan hala bu kadar severken onsuz nasıl yaşayabileceksin her seferinde bunu nasıl başarıyorsun. Giderken bile edebiyat yapıyorsun . Peki sen Cengiz Aytmatov ya seeeen... Böyle güzel bir eseri bu kadar üstünkörü nasıl yazarsın . Neden? Ketebe Yayınları'ndan okumak istedim ki hem içerik olarak hem tasarım olarak çok beğendim. Verdikleri emeğe sağlık. Bir tek kusurları var Kırgız Türkçesi'nde geçen bazı adları Türkiye Türkçesi yazımı için çaba göstermeden olduğu gibi bırakmışlar. (Kadiça yerine Hatice, Bektemir yerine Bekdemir olmalı vs) Bence yeni baskılarda Öskünbey Zuuridin'le iletişime geçmelidirler çünkü Türkiye Türkçesi anadili konuşan bir Kırgız Türk'üdür. Şöyle ki ben, eserin sonunda daha acıklı bir şey bekliyordum. Mesela, çok klişe ama aynı zamanda da akıllara kazınan bir aşk hikayesi, bir ayrılma nedeni falan. Fakat onun yerine ismi eserde çok da geçemeyen ve diğer karakterlere nazaran çok da baskın olmayan Gülnihal çok abes bir şekilde öldü. Açıkçası, bana göre, sonu daha çarpıcı bitebilirdi. Bir de ben, Gülnihal'in sadece orada olmak için olan bir karakter olduğunu düşünüyorum. Mesela Paşo Hanım da öyle. Ve İsmet eserin başından sona o kadar hasta, o kadar zavallı anlatıldı ki o ölecek sanmıştım. İtiraf etmeliyim, daha mantıklı olurdu gibime geliyor. Sevgi mi? Emek mi? Sorusuna gelirsek elbette emeğin burada payı bence çok büyük. Nitekim sadece seviyorum diyerek yaşanan hoyratça duyguların sonu uçurum oluyor. Oysa kıymet vererek ve emek ile sevmenin bir ömre bile yetmeyeceğini biliyoruz... Gülşah, Fatma ve Tuba hanımlara sonsuz teşekkürler ediyorum çünkü onlardan alıntılar yaptım. Dizi uyarlamasında Ay Yapım sınıfta kaldı. Oyuncu seçimlerinde daha titiz davranabilirdiler. (Özge Özpirinççi yerine Tuba Büyüküstün, Seçkin Özdemir yerine Murat Yıldırım, Barış Falay yerine Bülent İnal olabilirdi) Film gibi kalsaydı daha güzel olurdu. Severek okuduğum eseri şiddetle okumanızı tavsiye ediyorum. #BetikEli #SelviBoylumAlyazmalım #CengizAytmatov #KetebeYayınları #Kitapyorumu #Roman #SevgiNeydi #Aşk #Fedakarlık #KitapTutkusu #KitapOkumakÇokGüzelŞeydir #BazenSevmekYetmiyor #OkudumBitti #Bookstagram #Bookstagramer
Selvi Boylum Al Yazmalım
Okuyacaklarıma Ekle
2
Yıldız
Efsuncu Baba'yı inceledi.
84 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Ah bu kitabı pamuklara sarıp sarmalamak geldi içimden!
Başlarda tekdüze giden diyalogların da eşlik ettiği sayfaları okudukça güldüren ve merak içinde çevirdiğiniz muazzam sayfalar takip ediyor. Başları da çok hoşuma gitmesine rağmen itiraf etmeliyim ki hep bu tekdüzelikte gidecek sanmıştım. Ama fena yanıldım. Ne çok güldüm Kirkor ile Agop'un diyaloglarına. O kırık Türkçeleriyle atışmaları, olayı anlamaya çalışmaları ve şaşkınlıkları resmen içimi ısıttı. Olay örgüsünü kavradıktan sonraysa kesinlikle çok daha heyecanlı, keyifli hale geldi kitap. Bilhassa sonu muazzamdı. Çok ama çok etkileyici, yazarın günümüze ışık tutan, kendi çağındaki bazı olgu ve insanları mizahi yönden eleştirerek kaleme aldığı kitabı uzun süre aklımdan çıkmayacak.. Muhteşem alıntılar ve satırlar vardı son kısımlarda.. Hem güldürüyor hem de çokça düşündürüyor. Yazara bu kitabıyla aşık oldum desem abartmış olmam sanırım. Akıcı, keyifli, sade ve bir çırpıda biten mis gibi bir kitaptı. Mutlaka okuma listenize ekleyin
Efsuncu Baba
Okuyacaklarıma Ekle
6
r.â.⠀ོ
İslamın Dirilişi'yi inceledi.
69 syf.
·
2 günde
Sezai Karakoç'un okuduğum 2 kitabı ikisi de mükkemel ötesi bir kitap idi. Kitabın konusu.Genellikle müslümanlara ifade ediyor. İlk bölümde Avrupa ve Asya Afrika kıtalarının islam durumu anlatmış bu bölüm bazı okurlari sıkabilir ama Sezai Karakoç öyle bir dil ile yazmış ki hem okur kitabı bitirmek istemiyor hemde kitaptan ders alıyor. Benim için en önemlisi 2 bölümde İslam'a Çağırması idi.Kitap 69 Sayfa olabilir ince olmasına rağmen bir çok bilgi var.Çok etkileyici bir kitap idi daha bitti. Kitaptan paylaştığım alıntılar ; #144690940 #144697705 #144698707 #144699546 #144700327 #144701559 #144702470 #144703602 #144769839 #144770586 #144771080 Keyifli okumalar okur kalın.
İslamın Dirilişi
9.3/10
· 4.980 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
21