Kurtlar rahatsiz edildiklerinde, "Ah hayir! Yine mi?" demezler. Sirtlar, cullanir, kosar, dalar, tirmalar, oluyu oynar, boynuna hucum eder, ne gerekiyorsa yaparlar. Oyleyse kotuye gidisle, zor zamanlarla karsilastigimizda biz de sarsilmamaliyiz. Kadinlarin sevincini tuzaga dusuren sorunlarin her zaman degisecegini ve farkli kiliklarda gorunebilecegini anlamaliyiz; neyse ki, yuregin zorunlu tum eylemleri icin gereken mutlak dayanma gucu kendi oz dogalarimizda mevcuttur.
Bize, ölümü her zaman daha fazla ölümün izlediği öğretildi. Hayır bu doğru değil, ölüm her zaman yeni hayatın kuluçkasına yatmaktadır, varoluş kemiklere kadar parçalandığı zaman bile.
Bir bahçenin başına ne gelirse, ruhun ve psişenin başına da gelebilir: Çok sulanabilir, susuz kalabilir, böceklenebilir, sıcak ya da sel basabilir, fırtına vurabilir, mucizeler görebilir, kuruyabilir, canlanabilir, nimetler verebilir, iyilestirebilir, çiçeklenebilir, cömertlik ve güzellik sunabilir.