• Erkekler bir kadınla seks yapmak için ona aşık numarası yapar.
  • 248 syf.
    ·Puan vermedi
    Domino etkisi nedir?
    Mini bir domino taşının kendisinden biraz daha büyük bir domino taşını devirerek, biraz daha büyük bir domino taşının da biraz daha büyük bir domino taşını devirmesiyle devam eden ve sonunda çok çok daha büyük bir domino taşının devirmesini tetikleyen ve artarak ilerleyen etkileşim zinciri diyebiliriz.

    Evet herkesin elinde domino etkisi meydana getirmeye muktedir minik domino taşlarının olma ihtimali olduğunu söylesem? zaten pek çoğunuz ne demek istediğimi anlamışsınızdır.

    Bingooo... ÇOCUKLAR evet Anahtar kelime ÇOCUKLARIMIZ...

    Ama Nasıl? elimizde doğduğu andan itibaren algıları son derece açık, dünyayı hepimizden daha farklı algılayan ve hayal dünyası inanılmaz derecede geniş harikulade bir Su var. Su diyorum çünkü bu çocuğun gelişimi ve ileride yapabilecekleri ancak ailenin yani kabın şekli doğrultusunda ilerleyecektir. Aile ne kadar dar bir hazne ve görüşe sahipse çocukta ancak onunla paralel olarak ilerleyebilir.

    O zaman ne Yapıyoruz? İlk işimiz kabızı genişletmek ve dereyi görmeden paçaları sıvamak...
    işte kitap bu noktada devreye giriyor.

    Ödül nedir?
    Ödül, bir koşula bağlı olarak verilen ve kişi tarafından cazip görünen bir obje ya da etkinliktir. syf.18

    Çocukluğumuza döndüğümüzde takdir alırsan bisiklet, şunu yaparsan bunlar bunu yaparsan şunlar gibi gibi söylemleri hatırlamayanınız yoktur diye düşünüyorum.
    Bir de okul yıllarımızı hatırlayalım okumayı ilk başlayana kurdele yok elmanın kızarması, en çok kitap okuyana çikolata bilmem ne. vah vaaah...

    neden vah vah?

    Bir çocuğa ödül vererek asla iç motivasyon kazandıramazsınız. Mesela bir çocuğa ödev yaparsan pc ile oynayabilirsin dediğiniz anda ödev araç pc ise amaç haline gelir diyor yazarımız.
    İç motivasyon, bir işe karşı kendi ilgisiyle severek yaptığı özür iradesiyle karar vererek seçtiği dış kontrol olmadan yaptığı işlerde geliştirilen bir duygu,yöntemdir. Tarihe baktığımızda bir çok ünlü ressam, yazar, bilim adamı sadece kendi istediği için buluşlarını eserlerini arz edebilmiştir. Mesela Edison a kimse not vermemiştir. Veya bir rekabet ortamının mahsulü değildir bu insanlar.
    İç motivasyonu son derece yüksek bir yazar olan Dostoyevski bir arkadaşına yazdığı mektupta Diyor ki; Sipariş üzerine yazı yazmanın işkencesini çektin mi hiç?

    Evet, kontrol altında hissetmeyi işkence olarak yorumluyor Dostoyevski.
    yani bir çocuğun yaptığı işi iç motivasyonla yapması o işi layıkıyla yapmasında ki en önemli ölçüttür.

    İnsanın hedefe en kısa yoldan ve en az enerjiyle ulaşma eğilimi doğasının gereğidir.
    Mesela bi deney yapılıyor panayırda kasnak atma oyununu hepimiz biliriz kasnakları çubuklara geçirmemiz gerekiyor ve işlem tamam olay bu. bir gruba ödül veriliyor diğerine sadece bunu yap deniliyor. İkisinde de mesafe belli ama isteğe bağlı olarak daha da uzaklaşabilirsiniz deniyor ödül alan grup net bir şekilde uzaklaşmıyor sadece ödüle odaklarnıyor. ama ödül almayan grup başarılı atışlar yaptıkça daha da uzaklaşıyor ve başarı duygusunu hissederek kendini o işte geliştirme eğilimine giriyor.
    Yine Kitapta benzer bir sürü deneyler var genel olarak ödül alan grup ve almayan grubun özellikleri aynı ödül alan gruplar tamamen ödüle ulaşma odaklı tutum geliştirirken diğer grup zevk alarak gelişimine öncelik veriyor ve her iki gruba da boş zaman bırakıldığında görülüyor ki ödül alan grup o oyuna, işe, aktiviteye bekleme sırasında devam etmiyor çünkü onlar hedefine ulaşmış ve tatmin olmuş oluyor diğer grup ise boş zamanda da o işe devam ediyor ve severek yapıyor.
    Mesela not da bir ödül mekanizmasıdır. Başta kendimiz olmak üzere öğrencilere bakalım amaç sadece 5 veya AA almak. Bilgi öğrenmek yaratıcılık yok. Neden Biz notu geri bildirim aracı olarak değil rekabet ortamının pençesinde meydana gelen ödül sistemi olarak kullanıyor ve yarış atları gibi çocuklar yetiştiriyoruz.
    Sonuç ne mi? Şuan da en son bağlı olduğu okuldan mezun olmasının üzerinden bir kaç ay geçen insanlara Türkiye genelinde bir yeterlilik sınavı yapsak yüzde 90 ı geçemez.
    Neden çünkü amaç öğrenmek olmadı. Aile hep güzel, para kazanabileceği bi bölüm kazanmasını veya komşunun çocuğunun bir adım önünde olmasını istedi. Okul sa hep iyi notlar almasını derste çıt çıkarmamasını ödevlerini yapmasını kitap okumasını istedi. Ama öğrendiğini ne kadar anladığını ölçmedi.
    böylelikle köprüyü geçene kadar yetecek ezber yeteneği sayesinde bir yerlere gelindi. Ama gelinen yerde hiçbir şey üretilemedi. Bkz. Akademisyenlerimiz ve yazdığı hepsi birbirinin tekerrürü mahiyetinde ki intihallerle dolu makale ve çalışmalarına...
    bu bir paradoks aslında etki tepki..
    İşte bu kara düzeni değiştirmek noktasında bu tür kitap ve araştırmaların rolü büyük olacaktır. Tabii okuyup uyguladığımız müddetçe.
    Bu kitapta genel yapı itibari ile ödülün zararları ince elenip sık dokunarak okuyucuya sunulmuş ve çarpıcı bilimsel deney ve örneklerle pekiştirilmiştir. Sadece bu mu deyip geçememek gerek zira sadece Ödül olayını bile çözdüğümüz zaman iç motivasyonu yüksek bireyler yetiştirebileceğimizi akıcı ve anlaşılabilir bir dille bizlere sunmaktadır bu kitap.
    kitap hakkında detaya hiç inmedim ama bir çocuğun eğitiminde neleri yapmamamız neleri nasıl yapmamız gerektiği hakkında genel bir iskelet oluşturacak bir kitap. yani su bahsine geldiğimizde kabımızı genişletip şekillendirerek bizi eğiten bir kitap.
    Domino taşı mevzusuna gelirsek domino taşımızın sağlamlılığını ve şeklini de bu kitabın rehberliğindeki eğitim ve öğretim metodlarını uygulayarak nasıl meydana getireceğimiz bizim elimizde. kitap bizlere yalnızca domino taşı işleme sanatını öğretir ama nasıl işleyeceğimizi bizim hayal dünyamız ve bilgi birikimimize bırakır.

    Bana sorsalar bu kitap hakkında makale yazdırmadan hiçbir öğretmeni mezun etmezdim...

    Ancak Bu tür kitaplar bizi, ülkemizi geliştirir. Eğitim bir ülkenin can damarıdır. Bu damar tıkandımı Kalp krizi kaçınılmazdır. Zaten damarı tıkanık ülkemize bu kitaplar bay-pas ameliyatı etkisi gösterir tabi yeteri kadar geniş kitlelere ulaştığı zaman bu zihniyet...

    Bu incelemeyi eğitmek ve öğretmekle mükellef olan tüm bireylere armağan ediyor ve herkese domino etkisi yaratmaya muktedir domino taşları eğitme yolunda başarılar diliyorum...

    İstediğim ölçüde bir inceleme olamadı. biraz hayal kırıklığına uğramadım değil. Kitabı hakkıyla sizlere sunamadığımı ve dağınık bir yazı olduğunu düşünüyorum ama ancak bu kadar geldi elimden...
    umarım bir kişi dahi olsa bu kitabı okumasına vesile olurum...