Daha önce birileri benden, ben de birilerinden ayrıldım. Aşk acısını biliyorum ama bir dosttan ayrılmanın nasıl bir his oldunğunu hiç bilmiyorum. Beni ne kadar acıtacak, en çok hangi organımı ağrıtacak, zihnimde nereye konuşlanacak, geleceğimi nasıl etkileyecek hiçbir fikrim yok. Korkmalı mıyım, kaçmalı mıyım, bastırmalı mıyım yoksa bırakayım da gözlerimden, nefesimden, sesimden olduğu gibi çıksın mı kestiremiyorum...
"Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için Sabahatti bütün insanlığın ti Kusanlığın timsaliydi."
Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.
İnsan çok eski zamandan beri doğayı "kendi kendinden" korumaya çabalıyor. Kendini çevreleyen dünyanın güzelliğini ve zenginliğini korumak gibi güç ve gerçekten yüzyıllara dayanan konuyu çözemiyor.
"Gönlünün rahat olmasını istersen, gördüğün fenalıkların bile bir hikmeti olduğunu düşün ve yeryüzünde olmayan İyilikleri oraya getirmek sevdasına kapılma... Sonra en mühimi: Kendini hâlinden şikâyet etmeye alıştırma! Ömrünün sonuna kadar dövünsen bu hayatın cefası tükenmez; kendine etmiş olursun."