"Nasılsın kardeşim, canın çok yanıyor mu?"
Yavuz, acı içinde kıvrandığını dişini sıkarak belli etmemeye çalışıyordu.
"Oradan nasıl gözüküyor kardeşim?"
Onu teselli etmek zorundaydım.
"İyisin iyisin! İki mermi yemişsin ama ölmemişsin, daha ne olsun!"
"Yavuz, burası bizim için tehlikeli olabilir."
Yavuz da etrafına bakarak her yeri süzmüştü, gülümseyerek devam etti.
"Tamam o zaman, geri dönelim devre, zaten yeterince sıkıcı geldi bana da."
Yavuz'a dönerek kaşlarımı çattım.
"Saçmalama lan, nereye gidiyorsun, noktaya az kaldı!"
"Ne diyeyim abi? Yok, burası çok güzelmiş, bayıldım, hadi koşalım Arasçığım içeri dalalım mı diyelim? Görmüyor musun bölgeyi? Resmen gelmeyin, öttürürüm sizi, diyor."