bütün gün yatakta ağladıktan sonra arkadaşımın kedisi kapıyı tekmeleyip açtı, yatağa cikti masaj yapip yanımda uyudu. sonra o arkadaşla iftara 50 dakika kala merkeze gidip bubble tea aldık. yolda iftar vakti girdi ve çok açtık, simit aldım birlikte yedik (ilk defa Jumbo simiti yemis). eve geldik, bana çorba yaptı, börekleri fırına koydu sonra netflixten crime documentary izledik. bugün yaşadığım şeyin ağırlığı hakkında hiçbir fikri yoktu. asla da olamaz. ben ne yaşadıysam o tersini yaşayarak büyüdü. ben Türkiyenin acısını buraya getirdim, o doğuştan özgürdü. ama bugün bir yandan dua açıp, diğer yandan ağlayıp, acı çekmeye vaktim bile kalmadığı için aynı zamanda ders çalışırken yanıma geldi bir sandalyede oturdu ve benimle birlikte duayı dinledi. bi ara çok salak saçma şeyler sordu, aşık olduğu çocukla ilgili şeyler, ne diyorsun lan sen demedi bu sefer içimdeki ses. sustum. elinden gelenin en iyisini yapıyor. beni anlamak için uğraşıyor. bir anne gibi beni koruyor. ve onu suclayamam beni anlamadığı için. anlamasına da gerek yok. hatta anlamadigi için onun adına çok mutluyum. buna rağmen yanımda olduğu için ise minnettarım. seni seviyorum G. teşekkür ederim, her şey için.