nuclear

nuclear
roses are gay violets are gayer but imma straight as fuck,, dont hit up on me ladies im married
kopek of sarcasm
735 okur puanı
Nisan 2018 tarihinde katıldı
enginar, brüksel lahanası ve pırasa
'seni seviyorum' ardına ne zamandan beri 'seni ne zamana kadar seveceğim acaba'yı getirir oldu. 'seni seviyorum'u, 'seni daha ne kadar sevebilirim' takip etti, sevgi kendine bir sığınak bulamadı, renklerinden oldu, grileşti, karardı. sözde devam ettirdi, ama ezberlenmiş, motor hafızası.. 'seni seviyorum'. bunu 'seni seviyorum ama' takip etti. ama'ları kimse çözemedi. kimse çözmek istemediği için çözülmediler. düşünmeden edilmeden alınmış bok püsür bir sürü kararın arasında kaynadılar. sözler verildi, yılbaşı gecesinin sabahı kadar yok edici sözler. her şey ne zaman çözülmeye başladı. anneme seninle artık olamayacağımı anlattığım o ikindi akşamı mı. yoksa trenden inerken beni beklemeden gittiğin gece mi. mutfakta beni köşeye çekip kollarımı sıkıp sarstığın sabah mı. o sabah bana delirdiğimi söyledin. kollarımdaki izlerse gitmedi. bana annene davrandığın gibi kaba davrandığını fark ettiğim gün anlamıştım sanırım. neden bu kadar aptal olduğumu bilmiyorum. neden bana diğerlerine davrandığın gibi davranmazsın zannettim bilmiyorum. aşk, sevgi, güven? yoksa sadece kendini beğenmişlik mi? bu kadar diğerlerinden farklı olabileceğime inandıysam sanırım sonuncusu. bazı ruhlar yeryüzünde yalnız dolaşırlar, yalnızlığı kaybını bulana kadardır. sanki kaybımı bulup, kaybım beni kaybetmiş gibi hissediyorum. birkaç güne Atinaya uçacağım, birkaç konferansa katılıp oradan Kos adasına geçeceğim. Kefalosa ilk gittiğim yaz sana her adadan resim yolluyordum. birbirimize söz vermiştik, her adada öpüşeceğimize ve öpüştüğümüz her adayı haritaya işaretleyeceğimize. 2 yıl sonra sana 3 metre uzunluğunda bir avrupa haritası aldım. daha çok yeri işaretleyebilelim diye. seni ne zamana kadar seveceğim. sevmek için bir sebebim var mı? sevmek için sebep aranır mı derdim belki bundan birkaç yaş daha küçük
Duygu Durum Dump
Reklam
amsterdam VU hackathon'u icin grubumuzun ismini Barbie Fairytopia koymanin essiz gururunu omuzlarimda tasimaktan fizik tedaviye ihtiyac duydugum kanaatindeyim.. Rabbim bir de kazanmayi nasip et amin
update on my silly life
.tex overleaf kodlari dogru generate + render edildikten sonra good boy diyip goz kirpma isine ara vermeliyim
tespit: Ben İtalyanca Yazıyorum Bakma Şapşik
keşke benim odam da güneşe baksa
saat 5, perdeyi aralayınca karşı binanın penceresinden yansıyan güneşin kızıllığını görüyorum. sağdaki limanda gemiler ve ışıkları. artık çok geç, gece çekiliyor köşesine ve herşey soğuk, yavaş, gözle görülür oluyor. artık nasıl uyuyabilirim ki, çok geç. artık hiçbir şeyin belirsizliği kalmamış, aydınlık zaferini ilan ediyor, gerçekler çırpınıyor beni görün beni görün diye. bok var. yine de yatağa geri dönüyorum. senin yattığın tarafına çekiliyorum yatağın, sana ait kokusu bedenime çarpıyor. sıcak yumuşak içimli bir bitki çayı gibi kokuyor yatağın sen tarafı. yatak çok sessiz. ev çok sessiz. gülüşlerimiz eksik ve bu eksikliğe evin buruk küf kokusu eşlik ediyor. çivi çiviyi söker diyip vazodaki küflenmiş çiçek suyunu lavaboya döküyorum, şimdi ev hem ozon hem de küf kokuyor. evin sıcak olan, kurabiye kokan, tebessüm ettiren neyi varsa hepsini birlikte götürdün kendinle. gülüşlerinin, yarısını bilmeden ve türü ne olursu olsun arabeske çevirerek mırıldandığın şarkıların yerini, kulak tırmalayan sessizlikte kendi nefesim, buzdolabının, ve kabloların çıkartığı sesler aldı. kalbim çok hızlı atıyor, kabuslardan uyanıyorum bir başkasına açarken gözümü. duştan çıktıktan sonra saçlarımı toplamıyorum mesela artık, ya da bulaşıkları yıkamıyorum, zaten yemek de yapmıyorum. antidepresan, cips ve matchali çikolata var artık sadece. çalıştığın masanın üstünü dağıttım, bitmiş çikolata kapları ile süsledim üstünü. kıyafet dolabımın içinde bile kitaplarından biri var, diğeri de masanda, çikolata kaplarının kaplamadığı köşesinde duruyor, hemen yanında da porselan çaydanlığımız. sana demiştim onu asla temizlemem diye, şimdi içinde birbirine kattığın onca bitki, sen gelene kadar çürüyecek, sen gelirsen eğer tabii. bana aldığın karanfiller de aynı kaderi paylaşacak biliyorum. bana neden yalan
Duygu Durum Dump
linkedin bana sürekli do you want to get hired diye emailler gönderiyor. i honestly don't know bacım. birkaç kişidir birkaç şirkettir iste yazdilar ama nedir anlamadım çekingen bağlanma mi var yoksa bir kara sevda 🍁🥀🍂 CERN'e mi tutulduk kaldık. CERN beni bi 3 ay bekletti reddetmek için sağ olsun. onu beklerken, sevdigi kadini elde edememiş erkekler gibi 100+ sirkete is başvurusu yaptım sırf ayaklar altına alınmış egom geri gelsin diye. sunu fark ettim galiba ben çalışmak istemiyormuşum. bir de erkekleri çok iyi anladım. CERN,, o hadronlar senin g..
update on my silly life