Dağınık birçok bilgiyi birbirine bağlama imkânı bulduğum, yazılış amacına hizmet eden, aydınlatıcı,özenli, kısa hacmine geniş kapsam sığdırabilmiş bir kitap.
Kitap okurluk, yazarlık, yayıncılık, eleştirmenlik üzerine deneysel bir roman. Okuma mekânı ve atmoferinden başlayrak, okurla yazar arasındaki, okurla başka okurlar arasındaki, okurla okumaz arasındaki, yazarla çevirmen, yazarla ekonomik sistem, çevirmenle yayınevi ve yazarla yazar arasındaki ilişkileri farklı roman parçaları halinde ama bir bütünlük içinde ele almış. Beğendiğim bölümler: "Sarp yamaçtan sarkarken", "Gölgenin Yoğunlaştığı aşağıya bakarak", "Malbork kasabasının dışında"
Yazarın dantel gibi işlediği bir kitap... Anna Karenina'nın sıkışmışlığı, çaresizliği, umutsuzluğu, çırpınışı... Yazar nasıl böyle içeriden gözleyebilmiş, nasıl hissedebilmiş ve nasıl ifade edebilmiş... Bireyselde böyle derine inerken, bir yandan bir toplum panoraması. Bu kıymetleriyle kıyaslanınca, tüm ününe rağmen, hakkında az konuşulan, az bilinen bir eser...
Jules Verne'i romanlarından tanırken, bu öykü kitaplarıyla karşılaşmak çok heyecan verici, güzel bir sürpriz olmuştu. Bunca zamandır yazarı bilim temelli diye düşünürken, bu öykülerle bilimden ötesini gördüğünü fark ettim. Kitaptaki üç öyküden en beğendiğim üçüncü öykü oldu: Mösyö Re-dizey ile Matmazel Mi-Bemol. Müzikle ilgili, mizahi ve bilgilendirici, aynı zamanda gizemli ve heyecanlı...