NigRa, bir alıntı ekledi.
7 saat önce · Kitabı okuyor

Hocam kağıdıma bakabilir miyim?
Ey insan! Eğer sorularıma cevap veremezsen seni yuttuktan sonra yedişer yerine, yetmişer erkek ve kadını kurban isterim, dedi.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed HilmiA'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi
Batu Han, bir alıntı ekledi.
7 saat önce · Kitabı okuyor

"Yazıklar olsun,seni sevmesini bilmeyenlere;ey,gamlı ülke!..
Seni sevip,senin sessiz dramın içinde gömülüp gitmekten korku çekenlere!..Taşın,toprağın ne bitmez bir sabır ve mukavemet hazinesidir! İnsan,senin göğsünde ya destanî bir kahramanlığa erer ya da en ilâhî mizaçlı velilerin feragat ve mahviyet derecesine varır."

Yaban, Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Sayfa 66)Yaban, Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Sayfa 66)
HEZZ, bir alıntı ekledi.
9 saat önce · Kitabı okuyor

Hz. Osman, huzuruna gelen Ebu Zer'e hakaretler yağdırarak şöyle dedi : '' Benim aleyhimde konuşuyormuşsun.Bu şehirde hemen çıkıp git ve bir daha buraya dönme''
Hz. Peygamber'in '' Güneş bu yeryüzünde Ebu Zer'den daha dürüst bir insan üzerine doğmamıştır.'' diyerek şanını yücelttiği Ebu Zer, ' sevgilim ' diye andığı Peygamber in kenti Medine'yi hemen terk edip Rebeze' yerleşti ve ölünceye kadar orada sürgünde yaşadı.
Hz. Peygamber ona şöyle demişti : '' Ey Ebu Zer ! Sen yalnız yaşar,yalnız ölürsün.''

İmamı Âzam Ebu Hânife, Yaşar Nuri Öztürkİmamı Âzam Ebu Hânife, Yaşar Nuri Öztürk

Hayırlı sabahlar Cumanız Mübarek Olsun Efendim
Nefsinin arzularına tâbi olan,
Allah'u tealaya nasıl kul olur?
Ey insan!Kime tabi isen,
onun kulu olursun.

Ey Nefsim Kitabından
"Ne doymaz bir varlıktır insan! Ulaştığı her tatmin yeni bir arzunun tohumdur."

Veysel Kurkut, bir alıntı ekledi.
19 saat önce · Kitabı okudu · 8/10 puan

"Sevinç üstüne sevinç kazanç üstüne kazanç
Doğuştan hakkım benim.
Ve sonsuz günlerimin övgüsünü,
Seslenirim dünyanın kıyısından.
Duyarım yankısını sesimin.

Ölümlerin çeşidini tadarım evet!
Zamanların ötesine gider gider gelirim evet!
Mutluluk kasemi son damlasına kadar süzerim evet!
Her çağda ve her iklimde;
Onurun köpüğünü
Gücün lezzetini
Kadının tadını
Mutluluğun tortusunu
Diz üstü içerim.
İçerim evett..

Çünkü içmek
Elbet güzel şey içmek.
Yaşama içerim…
Ölüme içerim hey yy!
Ve takarım dudaklarıma bir türkü.
Çünkü ben öldüğümde bir başka ‘ben’
Alacak kaseyi eline..

Cennetin bahçesinden kovduğun
Bendim ey tanrı, ben!
Ve ne vakit ki yer, gök, deniz ve bulutlar
Birbirine kavuşur..
Geleceğim cennetin bahçesine, dur!
Çünkü dünya benim dünyam,
Benim görkemli dünyam.
Dertlerimin dünyası,
Çığlıklarımın dünyası.
Yeni doğan bebeğin ağlamasıyla
Doğum yapan ananın acılı çığlığıyla
Benim dünyam.

Doğmamış bir ırkın nabzıyım ben
Yeni bir dünyanın aşığıyım ben,
Damarlarımda gürül gürül akan kan
Cehennem ateşini kül eder.
Ben insanım, insan, insan! !
Etten kemikten insan!
Ana rahminin karanlığından
Ruhumun pırıl pırıl havalanışına,
İçimde yanan ateşe kadar,
İnsanım ben!


Etime et kanıma kan
Bütün dünya benimle
Senin lanet olası cennetin,
Susuzluğunu gidermek için
Yeryüzüne akacak.
Ey tanrı!
yaşamın kasesini boşalttığında,
Görkemli gök kuşağını
Ciğerlerime doldurduğumda
Sonsuz gecenin umutsuz yası
Artık düşlerime bile girmeyecek..

Cennetin bahçesinden kovduğun
Bendim ey tanrı, ben! !
Ve ne vakit ki yer, gök, deniz ve bulutlar
Birbirine kavuşur..
Geleceğim cennetin bahçesine, dur!
Çünkü dünya benin dünyam,
Benim görkemli dünyam.
Sevincimin mutluluğumun dünyası,
Kutupta akan nehrin en parlak ışığından
Benim aşk tohumumun yeşerdiği
ana rahminin karanlığına kadar."

Demir Ökçe, Jack LondonDemir Ökçe, Jack London
Fırsat yoksulu, bir alıntı ekledi.
20 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi · 10/10 puan

Şeyh Gâlib diyor ki, ey insan, değerini iyi bil;
zira sen bu âlemin özü ve kâinâtın göz bebeğisin:
Hoşca bak zâtına kim, zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen

Riyazü's Salihin 1.Cilt, İmam NeveviRiyazü's Salihin 1.Cilt, İmam Nevevi
Ruh Hekimi, bir alıntı ekledi.
Dün 15:03 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Oy oy oy oy!
"Aya men tigüçi mini sav mini
ölümke anungıl yanur ked sini"

Ey ben diyen insan, şu beni, beni bırak;
ölüme hazırlan, o seni, seni diyor.

Bir Başka Açıdan Kutadgu Bilig, Mehmet KaraBir Başka Açıdan Kutadgu Bilig, Mehmet Kara
Ragıp Sefa Sarı, bir alıntı ekledi.
Dün 14:35 · Beğendi

Kuran, Bedelsiz Cennet Anlayışına NE Dıyor?
Kur'an, cennetin bedelinden söz eder. Yüce Allah'ın müminlerden canlarını ve mallarını cennet kendilerinin olmak üzere satın aldığını bildirir.
Ebedi Kurtuluş için mallar ve canlar karşılığı yapılması gereken bir ticaretten söz eder.
Allah, inanıp güvenenlerin kendilerini ve mallarını Cennete karşılık satın almıştır. Allah yolunda çarpışırlar; öldürürler ve ölürler. Bu Allah’ın Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da verdiği gerçek sözdür. Sözünü Allah’tan daha iyi tutan kimdir? Öyleyse yaptığınız bu satıştan dolayı sevinin. Bu, büyük bir kurtuluştur.( TEVBE - 9/ 111)
Ey inanıp güvenenler! Acıklı azaptan kurtaracak bir ticareti size göstereyim mi?
"O ticaret, Allah’a ve elçisine tam güvenmeniz Allah yolunda mallarınızı ve canlarınızı ortaya koyarak mücadele (cihad) etmenizdir. Bilseniz sizin için hayırlı olan budur.
Bunlara karşılık Allah, günahlarınızı bağışlayacak ve sizi içinden ırmaklar akan bahçelere(cennetlere), güzel konaklara yerleştirecektir. Büyük başarı işte budur."
(Saf 61/ 10 - 12)
'Iman ettim' demekle
bırakılıvermenin ve kurtuluşa ermenin söz konusu olmayacağını beyan edilir.
(BKN: Ankebut 29 - 2 / 3)

'Yoksa siz sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler sizin başınıza da gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız yoksulluk ve sıkıntı Onlara öylesine dokunmuş öyle sarsılmışlardı ki Nihayet elçi ve beraberindeki müminler
'Allah'ın yardımı ne zaman diyordu' bilesiniz ki Allah'ın yardımı yakındır'
( Bakara 2 / 214)
Kurtuluş'un yolu insanların ürettiği kuruntular ve İltimas gibi beklentiler değil iman etmek ve iman akdinin gereklerini yerine getirmeye gayret etmektir. Iman akdi pratik sorumluluklar doğuran ve insan için asla çiğnenmesi gereken kırmızı çizgiler vaz eden bağlayıcı bir sözleşmedir.
Iman ciddi bir iddiadır ve insandan ciddiyet ister.
'Iman ettim' demek her şeyin sonu değil, her şeyin başlangıcıdır.
'Önemli olan bu sözü söz olmanın ötesine taşımak, onu hayatımızda görünür kılmaktır'.
Tarihsel süreçte üretilmiş olan 'iman Kalp ile tasdik dil ile ikrardır' anlayışı Kur'an'ın iman öğretisi ile hiçbir şekilde bağdaşmamaktadır.
Aslında bu anlayış Müslümanların genel kabulüne aykırı şaz bir görüş olarak ortaya çıkmış fakat ilerleyen dönemde yaygınlık kazanarak bugüne kadar taşınmıştır.
Iman mefhumuna dair ilk dönemde yapılan tanımlara baktığımızda" Kalp ile tasdik dil ile ikrar vücudun azaları ile amel" tarihfinin öne çıktığını görmekteyiz.
Kur'an'ın iman amel bütünlüğü dair güçlü vurgusu, Amelsiz bir iman tanım ve tarifini zaten boşa çıkarmaktadır.
Kur'an'ın öğretisinde insanın Haktan mı batıldan mı yana oldugu yüce Allah'a kul olmayı mi tercih ettiği yoksa hevasına veya tağutlara kulluğumu dünya ekinini mi ahiret ekinini mi önceledigi ' Sarp Yokuşu aşıp aşamadıgi sorularının cevab alani amellerıdir.
Tipki ayeti kerimede beyan edildiği gibi:

"Sarp geçit nedir, nereden bileceksin? (Öyleyse dinle!)
O, boynu bükük olanı kurtarmaktır.
Veya kıtlık gününde yemek yedirmektir .Yakınlığı olan bir öksüzü,
Ya da sürünen bir çaresizi doyurmaktır. Bir de inanıp güvenen(mümin olan), biri birine sabrı tavsiye eden ve merhameti tavsiye eden kimselerden olmaktır."
(Beled 90 -12 \17)

"İyilik, yüzünüzü doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. İyilik; Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara ve nebîlere inanıp güvenen kişinin yaptığıdır. Böyle bir kişi, sevmesine rağmen malını, kendine yakınlığı olanlara, yetimlere, çaresizlere, yolda kalanlara, isteyenlere ve boyunduruk altındakilere verir. Namazı tam kılar ve zekâtı verir. Bunlar anlaşma yaptıkları zaman da yükümlülüklerini yerine getirirler. Baskılara, zorluklara, bir de baskın anında olacaklara karşı dirençli olurlar. Özü sözü doğru olanlar bunlardır. Allah’tan çekinerek korunanlar da bunlardır."
(Bakara 2 / 177)
Kur'an'ın bize öğrettiği din, alemlerin Rabbine itaat etmeyi iman iddiasında bulunan insanlara şart koşmaktadır. Emir ve yasaklar konusunda Mümin bir kimse muhayyer değildir.
Evet Dinde zorlama yotur (2 /256) " insan şükredici veya nankör olma konusunda muhayyer bırakılmıştır. (76/ 3)
Ancak tercihini imandan yana yapan ve iman akdinde bulunan insan artık başıbozuk davranma, hevasına isteklerine göre yaşama keyfiliği içinde olamaz. Çünkü iman akdi bağlayıcıdır.
Iman akdinden sonra hevasına yönelmek akdin iptali anlamına gelir. Kur'an hiçbir konuda olmadığı gibi Bu konuda da hiçbir şakası yoktur.
" Ey iman edenler Allah'a karşı gelmekten sakının Eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz faizden geriye kalanı bırakın böyle yapmazsanız Allah Ve Resulu ile savaşa girdiğinizi bilin Eğer tövbe edecek olursanız Ana paranız sizindir . Böylece sizin de başkalarına Haksızlık etmiş olursunuz ne de başkaları size Haksızlık etmiş olur."
( Bakara 2 / 278 - 279)
Iman iddaa'sı beraberinde Allah'a itaati getirmediği takdirde bir anlam ifade etmemektedir yüzlerce ayet bu gerçeğe vurgu yapmaktadır.
Bir ayeti kerimede şöyle buyurulmaktadır :
"Onlar ancak kendilerine meleklerin veya Rabbinin gelmesini yahut Rabbinin bazı alâmetlerinin gelmesini bekliyorlar. Rabbinin bazı alâmetleri geldiği gün, önceden inanmamış ya da imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye artık imanı bir fayda sağlamaz. De ki: “Bekleyiniz, şüphesiz biz de beklemekteyiz.”
(En'am 6 / 158)
Bu ayetteki " imanın da veya imanıyla bir hayır kazanmamış" kısmı üzerinde iyi düşünmek gerekir. Tek başına bu ayet bile, geleneksel öğretinin iman amel konusundaki mürcie kaynaklı tezini çürütmeye yeterlidir.
Insanın akıbetini belirleyen dünya hayatında yapıp ettikleri bir kişinin ayinesi işidir /amelidir.
Hesapların görülmesi sonrası cennete cehenneme sevk edilen insanlarla ilgili Kur'an'da yazılan birçok ayet grubundan birini birlikte görelim :

"(Cehennemliklere) girin ona artık ister sabredin ister sabretmeyin sizin için birdir Siz ancak yaptıklarınızla cezalandırılıyor sunuz denilir hiç şüphesiz muttakiler cennetlerde Nimet içindedirler Rablerinin verdikleriyle sevinçli ve mutludurlar Rableri kendilerine çılgınca yanan cehennemin azabından korumuştur yaptıklarınızdan dolayı Afiyetle yiyin ve için (denilir)"
( 52 / Tur /16 - 19)

"Göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. Sonunda, işlerini kötü yapanları cezalandıracak ve iyi yapanları da daha güzeli ile ödüllendirecektir.
Büyük günahlardan va ahlaksızca fiillerden kaçınanlara gelince: ufak tefek kusurlar işleseler de, kesin olarak bilsinler ki senin Rabbin engin bağış sahibidir. O, yeryüzü (toprağından) sizi var ederken de, anneleriniz karınlarında cenin halindeyken de sizinle ilgili her şeyi bilir; şu halde kendinizi temize çıkarmayın:
Kimin takvaya uygun davrandığını en iyi bilen O'dur."
(Necm - 53 / 31 - 32)

Görüldüğü üzere Rabbimiz insanların karşılaştıkları akıbetlerinin onların amellerinin , yapıp etmelerinin belirleyeceğini bildirmektedir. Kur'an baştan sona Bu gerçeğe vurgu yapmak da salt iman iddiasının bir anlam ifade etmediğini bildirmektedir.
[ İslam'a İlk Adımlar
Şükrü Hüseyinoğlu ]
Sayfa: 89 - 94

İslam'da İlk Adımlar, Şükrü Hüseyinoğlu (Sayfa 89 - Ma'ruf Yayınları ~)İslam'da İlk Adımlar, Şükrü Hüseyinoğlu (Sayfa 89 - Ma'ruf Yayınları ~)