lopitaling

lopitaling
@eybedc
Matematik Öğretmeni
Hacettepe Ü.
Konya
96 okur puanı
Haziran 2022 tarihinde katıldı
9/10
·468 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
Selamlar kitap dostları! Uzun bir aradan sonra aranıza geri dönmenin heyecanını yaşıyorum.Ve harika bir kitap yorumuyla başlıyorumm.. Bugün sizi Maine’in o hiç dinmeyen yağmurlu, puslu ve tekinsiz sokaklarına götüreceğim. Atmosferiyle sizi ilk sayfadan itibaren avucunun içine alacak, temposu hiç düşmeyen nefis bir polisiye-gerilim önerim var: John Connolly – Karanlığın Fısıltıları. Her şey iki yaşındaki küçük Henry Clark’ın, bir sabah yatağından gizemli bir şekilde sırra kadem basmasıyla başlıyor. Geride ne bir tanık var ne de somut bir kanıt… Sadece açık bir pencere, kanlı bir battaniye ve zihinleri kemiren koca bir belirsizlik. Kamuoyu, medya ve komşular çoktan infazı gerçekleştirmiş; tüm oklar tepkisiz ve soğukkanlı görünen anneyi işaret ediyor. Peki ya gerçek göründüğünden çok daha derindeyse? İşte tam bu kördüğümün ortasında sahneye Özel Dedektif Charlie Parker çıkıyor. Ama Parker öyle alışık olduğumuz kusursuz, dahi dedektiflerden değil. Kendi geçmişinin kırgınlıklarını taşıyan, olayları çözerken sadece mantığıyla değil, sezgileri ve vicdanıyla da hareket eden çok derin bir karakter. O, annenin suçlu olup olmadığını araştırmak için kasabanın derinliklerine indikçe, aslında kaybolanın sadece bir çocuk değil, hakikatin kendisi olduğunu fark ediyor. İçsel Hesaplaşmalar ve Psikolojik Derinlik: Kitap sadece bir "kayıp vakası" peşinde koşmuyor; insan ruhunun karanlık yönlerini, suçluluk duygusunu ve yüzleşmeleri harika işliyor. Akıcı ve Ağdalı Olmayan Dil: Yazar gereksiz detaylarda boğulmadan, gizem dozunu her an yüksek tutarak harika bir tempo yakalamış. Çevirisi de oldukça başarılı ve akıcı. Tam battaniye altına girip, kahvenizi yudumlarken bir oturuşta bitirmelik o kitaplardan biri.
Karanlığın FısıltılarıJohn Connolly · The Kitap · 202685 okunma
Reklam

lopitaling

, bir kitap okudu
9/10
·468 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
John Connolly
9.5/10 · 85 okunma
10/10
·316 syf.··
2026 53. kitabı
Merhaba kitapsever dostlarım! Yine harika bir Sema Soykan kitabının büyüleyici etkisiyle geldim Yazarın okuduğum bütün kitaplarını çok sevdim ama bu eser benim için kesinlikle en özeli, en sarsıcısı oldu Bu kitap; yaşanmış gerçek olaylar ile kurguyu muazzam bir şekilde harmanlayarak insanlık tarihinin en büyük, en karanlık trajedilerinden biri olan 1864 Çerkes Sürgünü ve Soykırımı'nı konu alıyor. "Bu Bir Göç Değil, Bir Soykırımdır!" Tarihsel arka planda; Rus işgaliyle köyleri yakılıp yıkılan, yurtlarından, canlarından edilen Kuzey Kafkasya halklarının yaşadığı o devasa trajedi tüm çıplaklığıyla yüzümüze çarpıyor. Dağlardan sahillere inen; haftalarca Osmanlı topraklarına giden teknelere binebilmek için açlık, sefalet ve salgın hastalıklarla boğuşan bir halkın çığlığı bu... Yazar, tıka basa doldurulduğu için Karadeniz'in karanlık ve soğuk sularında batan gemileri, o dalgalar arasında yok olan binlerce masum canı öyle bir tasvir etmiş ki, boğazınız düğümleniyor. Burada işlenen insanlık suçunun tüm gerçekleri gözler önüne serilmiş. Okurken bunun basit bir zorunlu göç olmadığını, acımasız ve sistematik bir soykırım olduğunu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Karadeniz’in neden Çerkesler için bir denizden çok daha fazlası, büyük bir mezarlık olduğunu bu kitapla bir kez daha derinden anlıyorsunuz. Büyük acıların, yıkımların ortasında bile romanda; Janset'in aşkı, vefası ve yapmak zorunda kaldığı o kahredici, zorlu seçimler çok naif bir dille işlenmiş. Janset'in Jankat'a olan büyük aşkı ve Elbruz'un, kendisini sevmediğini bile bile Janset için yaptığı o fedakarlıklar hikayeyi tam bir duygu şölenine dönüştürüyor.
Adsız RomanSema Soykan · Alfa Yayıncılık · 2024905 okunma
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
"Her katil cinayet mahalline geri döner." Büyükada’nın huzurlu atmosferinde başlayan, ancak ucu Kamboçya, Japonya ve Van’a kadar uzanan uluslararası bir suç ağının tam ortasına düşmeye hazır mısınız? Melike ve Berkan’ın Büyükada gezisi, başı olmayan, çürümeye yüz tutmuş gizemli bir ceset bulmalarıyla kabusa döner. Olay yerine gelen tecrübeli Başkomiser Nihat, büronun yeni gözbebeği Komiser Gülcan ve adli tıp dünyasının duayeni Adil Hoca bu kördüğümü çözmek için kolları sıvar. Ancak adli tıp raporu geldikten sonra işler iyice çığırından çıkar: • Ceset, Japon bir profesöre aittir. • Profesörün eski stajyeri, cesedi bulan Melike’den başkası değildir! • Melike’nin o dönem birlikte staj yaptığı genç arkeolog Ezgi Dinler ise arkasında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolmuştur... Gerçekçi polis karakterleri, tüyler ürperten adli tıp detayları ve hiç düşmeyen temposuyla tam bir "bir çırpıda, soluk soluğa" okunacak polisiye! Katilin kim olduğunu tahmin etmeye çalışırken sayfaların nasıl aktığını anlamayacaksınız. Polisiye severlerin kesinlikle radarında olması gereken, ters köşelerle dolu dinamik bir kurgu. Şimdiden keyifli okumalar!
Ölüm SoğukGoncagül Haklar · A7 Kitap · 202441 okunma