Korkunun en yoğun olduğu dönemlerde inanç elbette artar. Önemli olan da bu: Korku inanç doğurur; bir tanrıya gereksinim duyarız ve onu isteriz ama istemek onu var etmez. İnanç ne kadar ateşli,ne kadar saf, ne kadar etkileyici olursa olsun Tanrı'nın varlığının gerçekliği konusunda bir şey söylemez.
Kişi ölümden çok, ölümün eşlik ettiği mutlak yalıtımdan korkar.Hayatı hep ikişer ikişer sürdürmeye çalışırız ama her birimiz tek başımıza ölmek zorundayız.
Doktorların nesi var? Neden yalnızca varlıklarının bile önemli olduğunu anlamıyorlar? Neden önerebilecekleri başka bir şey olmadığı anın,kendilerine en fazla ihtiyaç duyulan an olduğunu fark edemiyorlar?