Coşkun Deniz, bir alıntı ekledi.
12 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Keşmekeş....
Şu Taksim alanda birbirlerini ezenler, o kadar insanın içinde haktu, diye ortalığa tükürük savuranlar, sümkürenler, sümüklerini ağaç gövdelerine sürenler, hasta yüzler, vıcık vıcık boyalılar, suratlarından düşen bin parça olanlar, düşman gözlüler, gülmeyenler, birbirlerine düşmanlar gibi, birbirlerini yiyeceklermiş gibi, birbirlerinin gözlerini oyacak, kuyusunu kazacaklarmış gibi bakanlar, korkanlar, utananlar, bunlar mı, korkanlar, ben ben, ben, diyenler, bunlar mı? Kuşlarda gitti... Giden kuşlarla...

Kuşlar da Gitti, Yaşar Kemal (Sayfa 39 - Yapı Kredi Yayınları)Kuşlar da Gitti, Yaşar Kemal (Sayfa 39 - Yapı Kredi Yayınları)
Tuğçe Merve, Ana'yı inceledi.
 Dün 06:02 · Kitabı okumadı · Beğendi · 10/10 puan

Anayım, anasın ki biz yetiştiririz kardelenleri. Tarih yazar, yazılmış tarihleri siler atar yetiştirdiğimiz çocuklar. İnsanlığın savaşı bu, din yok, ırk yok, halkın bir ismi yok, savaşan sadece iki taraf : ezilenler ve ezenler / yoksullar ve zenginler*efendiler. Bir kardelen ölmeli ki, yeni bir kardelen açabilsin denilir, kadınız ya, yüreğimiz burkulur iyilikle, o kardelen de olsun istersin diğeri de. Madem öyle olması gerekiyor, madem bu çarkın arasına sıkışıp kalmışız, madem birkaçının dişliler arasında sıkışıp gitmesi gerekiyor senin ne durumda olduğunun farkına varıp bilinçlenebilmen için, damağında kan tadı, gömüyorsun demek yürek mezarlığına. Ki benim yaşamımda mottodur, no pain no gain, bilirim ki emeksiz ekmek yediğin gün karanlıktasın. Zor olmaz mı hiç doğum? İnsan güzellikle olup bitiversin istiyor işte. İşin sosyolojik kısmı tuğla gibi kitaplarla açıklanabilir en nihayetinde, burda insanca olan kısmından söz etmek istiyorum. Kitabı kapattığımda ağlamadım, yaranın çıtırdayarak daha da açıldığını hissettim yalnızca. Yatarken saatin tik taklarını duymak gibi, huzursuzluk verir içinizde olan bitenlerin sesini duymak da. Zaten derin olan daha da derinleşiyordu işte. Güzel bir dünya hayali kurmanın verdiği yara bu. Hoşçakal küçük anne, benim de içimde zaptedemediğim bir güç var...

Geyikli Gece, bir alıntı ekledi.
 19 May 21:51

ŞAHMERAN VE ŞAHMERAN

Sevgili Ortadoğu, naif coğrafya
Fırat ve Dicle’nin akıttığı gözyaşları
Tüller arasından fırlayan göğüs.
Şehvet ve şarabın aktığı dünya

Kimsesiz tarih, ezenler ezilenler
İpek ve bakır, demir ve gökyüzü
Şahmeran ve şahmeran, leyla ve mecnun
Bin kere çarmıha gerilmiş bir İsa’nın yüzü

Ağla diyemem bu donmuş bakışa
Yaz günü kar yağdıran bu kışa
Boynuna asılı bir künye, alnına vurulmuş damga
Bin kere çarmıha gerilmiş bir insanın yüzü

Yusuf Alper

Son Çeyrek Yüzyıl Şiir Antolojisi, Yılmaz Odabaşı (Sayfa 344)Son Çeyrek Yüzyıl Şiir Antolojisi, Yılmaz Odabaşı (Sayfa 344)

Can Yücel
Toprak gibi olmalısın.
Ezildikçe sertleşmelisin!
Seni ezenler sana muhtaç kalmalı! Hayatı sende bulmalı.

Toprak gibi olmalısın.
Ezildikçe sertleşmelisin!
Seni ezenler sana muhtaç kalmalı! Hayatı sende bulmalı.

- Can Yücel

Toprak gibi olmalısın.
Ezildikçe sertleşmelisin!
Seni ezenler sana muhtaç kalmalı! Hayatı sende bulmalı.

Can Yücel

Can Yücel
Toprak gibi olmalısın. Ezildikçe sertleşmelisin! Seni ezenler sana muhtaç kalmalı! Hayatı sende bulmalı.

Feyza Öner, bir alıntı ekledi.
08 May 14:30 · Kitabı okudu · Puan vermedi

“Şu Taksim alanında birbirlerini ezenler, o kadar insanın içinde hak tu, diye ortalığı tükürük savuranlar, sümkürenler, sümüklerini ağaç gövdelerine sürenler, hasta yüzlüler, vıcı vıcık boyalılar, suratlarından düşen bin parça olanlar düşman gözlüler, gülmeyenler, birbirlerine düşmanlar gibi, birbirlerini yiyeceklermiş gibi, birbirlerinin gözlerini oyacak, kuyusunu kazacaklar mış gibi bakanlar, korkanlar, utananlar, bunlar mı, korkanlar ben ben, ben, diyenler, bunlar mı? Kuşlar da gitti… Giden kuşlarla...”

Kuşlar da Gitti, Yaşar Kemal (Yapı Kredi Yayınları)Kuşlar da Gitti, Yaşar Kemal (Yapı Kredi Yayınları)
Hasan Yıldırım, bir alıntı ekledi.
04 May 14:49 · Kitabı okudu

Deniz ve arkadaşlarının savunması.
İçinde bulunduğumuz şartlar, geniş bir savunma yapmamızı ve şahıslarımızda zincire vurulmak istenen bilimi ve gerçekleri savunmamızı gerektiriyor. Amacımız, aleyhimize verilecek cezayı önlemekten çok, doğruluğuna inandığımız doğa ve toplum kanunlarının, insanlık tarihine nasıl yön verdiğini açıklamaktır. Toplumların tarihi, ezenler ve ezilenler arasındaki mücadelelerin tarihidir. Çağımıza kadar bu mücadelelerde ezilenler daima yenilmişlerdir. Fakat 20. yüzyıl tarihimiz, ezenlerin barbarlığına ve bütün baskılarına rağmen ezilenlerin kurtuluşuna sahne olmaktadır. Günümüzde ezenleri temsil eden ve çıkarı uğruna yoksul ulusları boyunduruğu altında tutan EMPERYALIZM' dir. İnsalık tarihi gericiliğin, barbarlığın ve vahşetin son kalesi olan emperyalizmin de sonunu müjdeliyor. Bütün ezilen uluslar, emperyalizme her gün darbe üstüne darbe vuruyorlar. Asırlardır ezenlere karşı mücadelelerde hayatını hayatını feda edenlerin çabaları boşa gitmemiştir. Dünyamız zafer türkülerini söylemek üzeredir... Edenlere karşı verdikleri mücadelelerde, ölen tüm ezilenlere selam olsun. Dünyanın ve Ortadoğu'nun en eski devletlerinden biri olan Türkiye, hâlâ kalkınamamış olup, yarı bağımlı durumdadır. Bir avuç sermaye çevresi Amerikan doları uğruna ulusumuza ihanet etmiş ve bağımsızlığımızı yabancılara ticaret konusu yapmışlardır. Yurdumuzun bağımsızlığı için giriştiğimiz bu kavgada Kurtuluş Savaşı'mızda şehit olanların onurlarını ve ulusumuzun kaderini korumaya kararlı olduğumuzu bildiriyoruz. Kurtuluş Savaşı'mızın tüm şehitlerine selam olsun. Çağımıza damgasını vuran en güçlü silah bağımsızlık ve kurtuluş savaşlarıdır. Emperyalizme karşı verdikleri mücadelelerinde başlarını eğmeden kahramanca savaşan tüm ezilen uluslara selam olsun. İşçiler, köylüler, öğrenciler ve tüm yurtseverler gericilere kahramanca karşı koymuşlar ve bu uğurda birçokları şehit olmuştur. Emperyalizme ve onun emrindeki uşaklara karşı verdiğimiz kutsal bağımsızlık kavgamızın şehitlerine selam olsun.

Darağacında Üç Fidan, Nihat BehramDarağacında Üç Fidan, Nihat Behram
Fatma Nur, Pembe ve Yusuf'u inceledi.
03 May 00:01 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kimsenin sözünün geçmediği tek sözün geçtiği, onun da Töre olduğu bir yer halâ var mıdır?
Iste bu sorunun cevabını bu kitapta alıyoruz.
Iki kardeş Pembe ve Yusuf.
Ezenler ve ezilenlerin inanılmaz yaşam öyküsü.