kısa olmasına rağmen zihnimde uzun süre yer eden bir eser oldu. Hikaye Alaska’nın sert soğuğunda, tek başına yola çıkan bir adamı anlatıyor. Yanında sadece köpeği var.Yani bence kurt ama köpek diye hitap ediyo yazar :) Başta her şey sıradan görünüyor ama sayfalar ilerledikçe o soğuğun neredeyse sayfaların arasından üzerime geldiğini hissettim diyebilirim. Yani parmak uçlarım sanki buz kesmiş gibi oldu. Karakter ateş yakmaya çalışırken, her başarısız denemesinde içimde bi gerginlık bir sabırsızlık hissettim açıkçası . Hadi, çabuk yaksanaaa… yoksa donacaksın! diye içimden bağırdım.Doğanın karşısındaki çaresizliği birebir hissettiriyor. Ne kadar güçlü olursak olalım doğa bizden çok daha büyük gibi bi algı vardı. Hatta bu kitabı okuduktan sonra soğuğa karşı bi antisempati geliştirebilirsiniz OAJGHFSGJSHF Sadece şaka yapıyordum.Abartmayayım. Kitabın vermek istediği mesaj doğanın bizden büyüklüğü değil elbette. Bence *bazı hatalar küçük gibi görünse de ölümcül sonuçlar doğurabilir* mesajı vermiş.
Soğuğu, yalnızlığı ve ölüm tehlikesini bu kadar net anlatabilmesi falan baya zekice oluşturulmuş.Öykü bittiğinde bir süre kendime gelemedim sanki kendi hayatımdaki aceleciliği amaaan bana bir şey olmaz tavırlarımı yeniden gözden geçirmem gerekti.
Ateş yakmak bana göre sadece bir hayatta kalma hikayesi değil, aynı zamanda insana kendi kırılganlıgını hatırlatan bi hikayeydi. kitap bitince beni bir süre susup düşünmeye itti. Bu kitabı özellikle soğuk bir günde sessizlikte okumanızı tavsiye ederimm.
adiós