Hayat, insanlara adil davranmayabilirdi. Herkes aynı şartlarda başlangıç çizgisinden başlamazdı ve aynı şartlarda yaşamın yolunda yürümezdi. Kimisi dikenli yollarda, kimisi asfaltta, kimisi toprakta, kimisi tümseklerde… Bu yolları seçmek aslında insanın kendisinin tercihiydi. Lakin başlangıç noktasının neresi olduğu, elde olan bir şey değildi.
Sıcak bir yuva, kapısı olan bir oda, yüzüne gülümseyen ebeveynler, belki de bir kardeş sarılması… Kalbi olan insanın istediği şey: sevgi dolu bir ev… Herkes böyle bir yuvada dünyaya gelmek ve hayatının geri kalanını da bu tarz aile kurarak yaşamak ister, öyle değil mi? Zira insan, iradeli ve duygusal bir varlıktır. Peki, dünyaya geldiğin yer seni sahiplenmediyse; sen dünyayı sahiplenecek misin?