xecê

Dil geleneksel halinden farklılaşmış olsa bile insanlara bir kimlik nişanı sağlayarak önemli psikolojik ve sosyal değer ifade ettiğini bilinmelidir. Özellikle insanlar ata dilinin kutsal ve saf görüldüğü bir geleneğin parçası olduğunda benimsenmesi gereken önemli bakış açılarından biri işte budur. Ama eğer alınan dil yapılarını, sınırlı dil melekesinin işareti olarak düşünmeye devam ederlerse, eğer öğretmenleri aralarındaki kullanım farklılıklarını aslı bu değil deyip kabul etmiyorsa, eğer yaşlılar gençlerin kullanımlarının sulandırma olarak görüyorsa o zaman gelecek pek parlak değildir. Katı ve suçlayıcı arı dil savunuculuğu diye hayatta kalabilmesi için olası en kötü senaryodur.
Sayfa 140·Kitabı okudu
Farkına varmamız gereken ilk şey gerçek hayatta meselelerin bu kadar ak ve kara olmadığıdır. Bir topluluk içinde tutumlar farklı farklı olacaktır. Bazı bireyler koruma yanlısı, diğerleri karşı olabileceği gibi gurur, kayıtsızlık, suçluluk, kabullenmeme, üzüntü ve pek çok diğer duygu olacaktır. Dahası destek ve muhalefet nedenleri de farklı farklı olacaktır. Bir aile etnik kimlik geleneğinden özellikle gurur duyabilir; bir başkası duymayabilir. Bir aile yeni dile geçiş yaptığı için ekonomik açıdan çok kazançlı olabilir; bir başkası olmayabilir. Bir kişi atalarının dilini gereksiz ve faydasız görebilir; bir başkası hiçbir işlevsel argüman ortaya koymayı onda manevi veya psikolojik güç kaynağı bulabilir. O yüzden bir tehlikelilik durumunu değerlendirirken ilk hedeflerden biri karşılaşılan olumsuz tutumun nedenini anlamak, bu görüşün topluluk içinde ne kadar yaygın olduğunu belirlemek ve kısa hem uzun vadede bu tutumun topluluğun yaşam şekline olan etkilerini değerlendirmektir.
Sayfa 124·Kitabı okudu
Eskiden bir utanç kaynağı olan eski dil bir kimlik ve gurur kaynağı görülmeye başlanmıştır. Ama koruma tedbirleri olmadığından iş işten geçmiştir. Insanların olayların bu sırayla geliştiğinden haberdar edilmeleri hayati derecede önemlidir. Çünkü kültürel asimilasyon yolunda ilerlemiş bir toplumun kendi diline karşı kuvvetle olumsuz tutumlar takılmasının yüzlerce örneği bulunmaktadır.
Sayfa 128·Kitabı okudu
Insanlar hayatta kaldığı halde dillere ölebilir. Dilin kaybolmasına neden olan ikinci grup faktörün insanların fiziksel güvenliği ile bir ilgisi yoktur. Topluluğunun üyeleri hayatta olabilir, afiyetleri de yerinde olabilir, yurtlarında yaşamaya devam ediyor da olabilirler ancak dilleri yine de yok olmaya yüz tutup nihayetinde ölebilir. Bu bağlamda en çok karşılaşılan terim kültür asimilasyonudur : Bir kültür, hakim bir kültürden etkilenir ve bireylerinin yeni adetler ve davranış biçimleri benimsemesi neticesinde kimliğini kaybetmeye başlar. Bu birkaç şekilde olabilir. Bu hakimiyet nüfus azınlık durumuna düşmekten kaynaklanabilir -sömürgecilik dönemi defalarca olduğu gibi büyük bir kitle, yerli toplum bölgesinde gelip yerli halkı dört bir yandan kuşatabilir. Avustralya ve Kuzey Amerika klasik örneklerdir. Öte yandan, bir kültür diğerine göç olmadan da askeri üstünlük veya ekonomik nedenlerle hakimiyet kurabilir. Her halükarda dil hâkimiyetini taşıyıcısı olur ve gelen ulusla bağdaştırılan standart veya resmi dil haline geliverir. Nüfus oranı her zaman önemli değildir, küçük bir grup -Avrupalıların Afrika'ya girdiklerinde defalarca görüldüğü gibi- hakimiyet kurabilir.
Sayfa 97·Kitabı okudu
Eğer bir dilin bir şey için (dolaylı anlatımla değil de doğrudan) kelimesi varsa bunun o şeyin kültürdeki yeri hakkında bize bir şeyler anlattığını varsayarız. Kelimelere şifrelenmiş ayrımların önemli kültürel algı ve ihtiyaçların göstergesi olduğu düşünülür. Bazı zıtlıklar pek tabi oldukça aşikar ve önemsiz olur. Örneğin Avrupa dillerinde motorlu araç çeşitleri için bir sürü kelime varken yağmur ormanlarındaki dillerde olmamasının şaşırtıcı bir yanı yoktur. Hayalle gerçeği de ayırmak gerekir: Eskimo dilindeki kar için kullanılan kelimelerin efsanevi sayısı bu gruba girer. Apayrı dillerin paylaşılan kültürel deneyim alanlarında -akrabalık ilişkilerine olduğu gibi- çok daha ilginç durumlar vardır.
Sayfa 79·Kitabı okudu