ömer Aktekin

ömer Aktekin
@facoult
entelektüel naif bilge kova erkeği. Michel foucault hayranı postmodern edebiyat ve metinler arasılık üzerine yüksek lisans eğitimi yaptım.
öğretmen
Yüksek ilsans
5 okur puanı
Şubat 2017 tarihinde katıldı
Ömer Aktekin
terkedilmelere doymayan ben bu egosantrik kişlere sabit bir reverans çekiyorum matmazel. Ben iyi yürekli bir adamım belki bu kadar kadını içimin güzelliği için bulduğumu sanıyordum. hep için güzel deyişleri yalan. sezen aksu şarkısındaki gibi git git bir olumsuzluk eki ma eksikliğine giden aşklar.
Reklam
metropol ömer aktekin
Hayatın koşturmasından yoğunlaşma hali insanı materyalist bir obje olmaya götürüyor. Bu işi büyük şehirlerde yaşayan insanların mücadelesi ise tam bir meşakat ve eziyet dolu bir dönüşüm. Önce insan sonra makine olmaya evrilme. Evine ekmek götürmek isteyen bir babanın yahut ananın dramı. En sonunda bu durum insani duyguları silip yerine metropol insanını doğuruyor. sanki bu insanlar yıllar önce küçücük sevimli kasabalarında doğmamış o güzel insanlar değilmiş gibiler. Metropolün insanı bu denli dönüştürmesi evirmesi negatif bir insan haline sokması. Burada insanın suçlu gösterilmesi bence hatalı olur. burada düzen ve yönetim suçludur. bu insanları bu kadar çalıştırmaya zorlayan hükümetler suçludur.... Artık yaşamak için değil adeta ölmemek için bir savaş söz konusu ise.Burada insanlık her metro durağında biraz daha azalmakta her avmden alışveriş sonrası buharlaşmakta. Eve dönen insanların sayısı aynı görünse dahi o köylerindeki saf temiz Anadolu insanı artık metro duraklarının birinde inmiş yahut istiklal caddesinde kaybolmuş.Sirkeci vapura binmiş kızılay 3-5 tur attıktan sonra tunalıda yokuşu çıkamamış. Kordonda sahilde ruhunu teslim etmiştir...
tam da buydu söylemek istediğim: Sabun köpüğü gibi kabarıp sönen o kahkahaların, ortalığı zangır zangır titreten şarkıların, tütsülerin, loş ışıkların ve birbirlerine ancak bedenen yakın olabilen o her şeye boş vermiş insanların arasında acımı ziyan ettiğimi düşündüm. Heba - Hasan Ali Toptaş
Ömer Aktekin
nedense bir planı sevdiğimiz söylenemez aslında ama yinede plana uygun davranıyormuşuz gibi yapıyoruz. bunu birde ilişkilerimizde daha ayrıntılı ve ciddi yapıyoruz. Aslında sevgi bir ormanda yürümek gibi olmalı her yürdüğümüzde bize zorluklar yaşatmalı bu bizi eğitip geliştirmeli. planla yapılan bir orman yürüşü bize kondüsyon sağlasa bile heyecan vermeyecektir. düşünsenize her yürüşünüzde yeni bir kuşu görüyorsun çalıdan çıkan tilki görüp irkiliyorsun ve bu size anı yaşamayı sunuyor...bizse saat 5 de pizza dükkanında kız arkadaşımızla pizza yiyip saçma sapan sammiyetsiz bir sohbetle karnımızı doyurup saat 6 da mekandan ayrılmayı düşünüyoruz...