1000Kitap Logosu
136 syf.
·
2 günde
·
Puan vermedi
Abdülhak Şinasi Hisar, Cumhuriyet Edebiyatı yazarlarından birisi. Türkiye'de yayınlanan ilk edebi dergilerden "Hazine-i Evrak"ın yayıncısı. Edebiyata yakından ilgili. Zamanında Tevfik Fikret'den Türkçe dersleri aldı. Jön Türk harekatına katıldı. Dergah dergisinde "Kitaplar ve Muharrirler" başlığı ile eleştiriler yazdı. Edebi kimliğinin yanında siyasi kimliğini de önemli bir yee tutmakta. Fahim Bey ve Biz, yazarın ilk romanı. 1942'de Cumhuriyet Halk Partisi yarışmasında üçüncülük ödülü aldı. Kitabın anlatıcısı, isim olarak kendisini hiç göstermez. Fahim Bey, anlatıcının babasının arkadaşıdır. Fahim Bey, iyi bir ailenin oğludur. İyi bir öğrenim görür. Sanattan, edebiyatdan, musikiden anlar. Okul bitince bir iş arar ancak bulamaz. Babasına karşı mahcubiyet duyar. Babasının onu işsiz olarak bitmesini istemez. Büyük bir konak kiralar ve babasına gösterişli bir hayat yaşadığını göstermek ister. Bir taraftan iş arar ancak bulamaz. Fahim Bey akıllı bir insandır. Ama insanlarla iyi anlaşamaz, huysuzdur. İş bulamaz, konağın kirasını ödeyemez. Bir de Saffet Hanım ile evlenir. Hiçbir işte dikiş tutturamayan Fahim Bey'in kırgın hayatı anlatılır. Olay odaklı değil, düşünce odaklı bir roman.
Fahim Bey ve Biz
Okuyacaklarıma Ekle
150 syf.
·
4 günde
·
8/10 puan
Kesinlikle hak ettiği ilgiyi ve değeri görmediğini düşündüğüm bir eser. Ben de, kitap grubum sayesinde haberdar oldum, iyi ki de öyle oldu! Eseri birkaç kelimeyle Fahim Bey'in hayatı etrafında bir durum hikayesi olarak özetleyebiliriz. Şöyle bir teknik kullanılmış eserde, Fahim Bey ile ilgili bir olay anlatılıyor ve devamında artık Fahim Bey'in ötesine geçilip pekala bir deneme olabilecek uzun bir anlatıma geçiliyor. Örneğin, Fahim Bey'in evindeki saatlerden açılan konu "zaman" ile ilgili harika bir anlatıya dönüşüyor. Eserin "Biz" kısmı ise, sadece kitaptaki anlatıcı ve Fahim Bey'in çevresi değil, aynı zamanda okuyucular kanaatimce. Okurken aslında herkesin içinde taşıdığı bir Fahim Bey olduğunu ya da en azından mutlak bir Fahim Bey tanıdığını düşünüyorum. O yüzden bu kısacık roman kendi içime döndürdü beni. Sorguladım, kızdım, hak verdim, güldüm, duygulandım. Israrla tavsiye ederim.
Fahim Bey ve Biz
Okuyacaklarıma Ekle
136 syf.
Öncelikle bu bir roman değil resmen hayat kılavuzu. Fahim Bey üzerinden yazarımız kendi hayat tecrübesini,hayal ve fikir dünyasını,kültür birikimini ortaya dökmüş.Hisar’ın tesbitleri,fikirleri,benzetmeleri öyle güzel ki mest oldum okurken…Kendine has karakteri ile Fahim Bey’in yaşamı ve yazarın bu yaşamı aksettirmesi sizi çok çok etkileyecek.
Fahim Bey ve Biz
Okuyacaklarıma Ekle
95 syf.
·
18 günde
·
Puan vermedi
Abdülhak Şinasi Hisar'ı ilk Fahim Bey Ve Biz romanıyla tanıdım. Böyle güzel bir kalemin kitaplarının baskısının olmayışı insanı üzüyor. Keşke yeniden baskısı olsa ve daha çok okuyucuya ulaşabilse. Boğaziçi Yalıları'nı okurken yazar kendi gözünden bize geçmiş bir İstanbul panaroması sunuyor. Çocukluğunda yaşadığı o güzel Boğaziçi günlerini bize geçmişine duyduğu bir özlemle anlatıyor. Kitabın devamında ise o hatıraların yaşandığı yalıların birer birer yok oluşunun verdiği hüznü bize yansıtırken geçmişimize ve bizi biz yapan değerlerimize sahip çıkmamızı ve bunu nasıl yapmamız gerektiği ile ilgili bize önemli bilgiler veriyor. Bu kısa fakat dolu dolu eseri okumanızı tavsiye ederim.
Boğaziçi Yalıları
Okuyacaklarıma Ekle
276 syf.
·
8/10 puan
Elimde 1966 baskısı eski bir kitap. Kapağında yazıyor, Fahim Bey ve Biz. 1942’den bu yana var olmayı sürdüren bir eser bu. Yazarı ve okuyucusuyla. ‘Telifi’ kimin elindedir bilmiyorum. Birileri artık tekrar baskılarını bizlerle buluştursa artık. • Yaşar Nabi’nin önsözü, Sermet Uysal’ın ‘Abdülhak Şinasi Hisar’ kitabından alınan uzun tanıtım yazısıyla karşılanıyoruz eserde. Proust’tan özellikle söz açıp giriş yapıyoruz nihayet. • Vakalar silsilesi yok burada. İniş çıkışlarla okunacak bir roman da değil. Şahıs, muhit ve hayat üçleminde gezineceksiniz. • Türk Edebiyatının en iyisi değil belki ama en iyilerinden Fahim Bey ve Biz. Kimisine göre Oblomov, kimisine Kirilov. Bence nevi şahsına münhasır. • Burada sadece ‘Biz’ olacak. Fahim Bey ne düşünürdü, ne yapacaktı, ne hayal ederdi pek de bilemeyeceğiz. Çünkü sadece ‘bizi’ konuşturacak yazar. • Bir şekilde edinip okuyun isterim.
Fahim Bey ve Biz
Okuyacaklarıma Ekle
136 syf.
·
1 günde
·
Puan vermedi
Ayfer Tunç
Ayfer Tunç
'un
Suzan Defter
Suzan Defter
kitabında esere ilişkin cümleyi okuyunca bu kitabı okumalıyım dedim. Eserin tarzını ve yazarın üslubunu beğendim. Romana gelirsek yazar anlatıcı üzerinden zamanın tüm evrelerini kullanarak hikayeyi bize anlatıyor. Fahim Bey'in gazetedeki ölüm haberiyle başlayan, bu haberin yanlışlığı ile devam ederek, anlatıcının çocukluk ve gençlik dönemleri ile Fahim Bey'in gençlik ve ihtiyarlık dönemlerini ve en sonunda da ölmüş Fahim Bey'e anlatıcının hitapları ve sualleri ile kitap bitiyor ki zamanın insanı geliştirip değiştirmesi, olgunlaştırması ve ölüme giden süreci güzel bir dil ile aktaran yazar, bir sürü örnekle zamanla birlikte insan hayatında oluşan değişimleri aktarıyor
Fahim Bey ve Biz
Okuyacaklarıma Ekle
150 syf.
·
6/10 puan
Postmodern İstanbul Beyfendisi
Eleştirmenler tarafından türüne tam olarak karar verilemeyen Abdülhak Şinasi Hisar’ın eseri Fahim Bey ve Biz, ilk olarak 1942 yılında yayımlanmıştır. Otobiyografi, anı ve hikaye özelliklerini barındıran eser; içeriği, yapısı ve dili itibariyle Osmanlı’nın son izlerini taşır. Ana karakter olan Fahim Bey’in ölümü ile başlayarak, hayatının geriye dönük bir portresine ve bu süreçte anlatıcı da dahil olmak üzere diğer karakterlerin bakış açısından bambaşka bir Fahim Bey’e şahit oluruz. Uyumsuz bir karakter olan Fahim Bey’in yaşamı, hayal dünyasında kurduğu bir şirkete sermayeder aramakla ve şirketinin işlerini düzenlemek ile geçer. Teşebbüsi şahsî hareketi İkinci Meşrutiyet sonrası yükselişe geçmesine rağmen Fahim Bey’in bu isteği çok öncelere dayanmaktadır, hayatı boyunca hayali uğruna hayaliyle yaşamıştır. İşinin en detaylısına yaptığına inandıklarından, Fahim Bey’in yakın arkadaşı olan anlatıcının babası ve anlatıcı onu Bursa’da yapmak istediği bu işe sermayeder olması için bir Baron ile görüştürmesi sonucu ortaya çıkar ki Fahim Bey’in en büyük hülyası olan Bursa'da pamuk tarlaları, bir hayalperestin gerçeklik ile alakası olmayan, yere çok da sağlam basmayan bir plandır. İşindeki titizliği mütercimlik yaptığı sırada da herkes tarafından bilinen bir şey olmasına rağmen akıllarında bu teşebbüs ile ilgili soru işaretleri mevcuttur. Fahim Bey ise bu hayalini gerçekleştirmek -planlamak- için bir adım daha ileri gider ve kendisine mektupları, bilançoları, şirket raporlarını dosyaladığı bir han satın alarak çalışmaya devam eder. Tüm bu soru işaretleri, gizlilik ve diğerlerinin alaylarına rağmen anlatıcının Fahim Bey’e olan inancını o sıralar kaybetmediğini görürüz. Fakat öte yandan Huriye Hanım , Fahim Bey’in bu gerçek olmayan işinin kötüleyerek yerin dibine sokmasına ve onu karısının parasını yiyip bitiren tembel bir adam olarak görmesine rağmen, Fahim Bey’in nihayete erdiğini gördüğü rüyaya birçok anlam yüklediğine şahit oluruz. Yalnızca Huriye Hanım değil, Fahim Bey’in kazanacağı parada çıkarı olan herkes, hayali işiyle dalga geçmesine rağmen rüyası ile büyük bir sevince kapılmıştır. Hayatı beklemek ve umut etmekle geçen Saffet Hanım ise tüm bekleyişinin karşılığını alacağına çok mutlu olsa da sonrasında bir şey göremeyecek ve eşinin sözleri karşısında kayıtsız kalmaya başlayacatır. Sararmış benzini saran sarı tonlu kıyafetler ile güzü, sonu, ölümü ve eskiyi üzerinde her daim taşıyan Fahim Bey, yalnızca hayata geçiremedeği iş planları ile değil, kıyafetleri ile de alaylara hedef olur. Londra sefareti katibi olacağını sanıp sandık dolusu diktirdiği kıyafetleri hayatının sonuna kadar giymeye mecbur kalan Fahim Bey için aksilik, onun ayrılmaz bir parçası haline gelir. Fakat anlatıcımız bunun bir aksilik olmadığını Fahim Bey’i gözlemleri sonucu zaten biliyordur, ve onun düştüğü bu duruma üzülür, acır. Öte yandan entelektüel bilgisi de tamamen sathidir, ona yöneltilme potansiyeli olan sorulara hazır olma isteğinden gelir. Üstelik bunları hep aynı şekilde ve ölçüde tekrar eder. Anlatıcının başta ilgiyle takip ettiği bu sözleri sonralarda kayıtsızlık ile dinlediğini gözlemleriz. Biriktirdiği ve altını renkli kalemler ile çizdiği gazeteler onu Saffet Hanım’ın gözünde önceden bilgili bir yere koyarken sonraları Fahim Bey’in akli dengesinin çevresince sorgulandığı vakit Saffet Hanım da şüphelenir ve bu çabası onun için anlamsız bir hale gelir. Aralarındaki entelektüel ilişki de yüzeysel ve hatta absürd bir konumdadır. Hayatı ev işlerinden, sigarasından ve kahvesinden meydana gelen bir ev kadınına “Duydun mu, hanım ? Radyum keşfolunmuş !” (s.28) sözleri bunun en iyi simgesidir. Hayalperestliği ile çevresinden sürekli eleştiri ve alaya maruz kalsa da onun mizacının yumuşaklığına ve kibarlığında herkes hemfikirdir. Enişte karakteri ise buna katılmamakla beraber Fahim Bey hakkındaki fikirlerini hiç değiştirmez, onun için Fahim Bey her zaman yalancı ve ahlaksız bir adamdır. Kökleri geçmişe dayanan Fahim Bey “son Osmanlı dönemi İstanbulu’nun üst tabaka yaşantısı”ını temsil eder. Fakat ne tam olarak geçmiştedir ne de şuana adaptedir, hayali olan şirketinin peşinde bir yaşam sürerek hayata gözünü yumar.
Fahim Bey ve Biz
Okuyacaklarıma Ekle
136 syf.
·
Beğendi
·
9/10 puan
Kitaptan yaptığım şu alıntı, kitabı okumaya karar vermenizde etkili olacaktır diye düşünüyorum. “Kimse göründüğü gibi değildir. Fakat kimse görünmediği gibi ve kendi olduğunu sandığı gibi de değildir. Kimse bizi kendimizin olduğumuzu sandığınız gibi göremez. Kimsenin nasıl olduğunu hiç kimse bilemez.”
Fahim Bey ve Biz
Okuyacaklarıma Ekle
136 syf.
·
Beğendi
·
7/10 puan
İlginç bir roman. 1940’larda revaçta olan; insan tabiatının, ruhunun tahlili konusunda bir örnek. Her ömür bir romandır… bu da Fahim bey’in romanı… bir dönemin düşünce ve yaşam tarzını, hatta dilini de gözler önüne seriyor. Kitabın en büyük sorunu günümüz dilinde olmaması. Sayfa altına bir sözlük veya orijinal dille yazılı sayfanın karşısına günümüz diliyle düzeltisi yapılabilirdi. Bu haliyle yeni kuşakların okuması mümkün değil. Yine de okumak isteyenler Osmanlıca sözlüğü de hazır bulundursunlar. Günümüz romanlarından farklı olması açısından gençlerin de okumasını isterdim. Özellikle son bölümde hayatı sorgulayan sorular çok ilginç…
Fahim Bey ve Biz
Okuyacaklarıma Ekle
150 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Eser hakkında birkaç cümle
Kitap, hatıra türünde bir eser. Peki kimdir bu Fahim Bey? Muharririn pederinin aziz bir dostu, kendisinin de münasebet kurduğu bir İstanbul beyefendisidir. Ne mühim işler yapmış ne de yüksek makamlarda bulunmuştur Fahim Bey. Yazarın da kendisine derin bir muhabbet duyduğu söylenemez. Hayatta en sevdiği insanlar arasında mıdır, hayır. Her gün rast geldiği, hâlini hatrını sorduğu bir komşusu filan da değildir. Göçüp gitmiş bir ihtiyârdır alt tarafı. Ama yazar bu vefâtın ardından kendince bir şeyler yazmıştır. Mühim olan da budur. Çünkü öyle nefis bir Türkçesi var ki, sadece bu Türkçe için bile okunur. Hatta kitabın matbu hâlinin yeni baskısı olmaması sebebiyle karaborsaya düştüğünü gören benim gibi fakirler, PDF'den de okur. Bu güzel Türkçe için değer.
Fahim Bey ve Biz
Okuyacaklarıma Ekle
47 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.