Geri Bildirim
  • Sevmek, belki de bir tek ihtirasın lehine bütün diğerlerini bastırmak değildi; bilakis aşk, sevilen şeyin içine bütün diğer ihtiraslarımızı doldurmağa benziyordu; bir insanın şahsında bütün ümitlerimizi, iştiyaklarımızı seviyoruz. Hayatımızın müspet ve menfi hadiselerinden gelen bütün hazlarımız ve kederlerimiz bu aşkın bahanesi içine sıkışarak büyüyor; aşkta; bir şey değil, her şeyi istiyoruz, bir şeye değil her şeye kin besliyoruz, umutlarımız ve korkularımız gibi bütün heyecanlarımız da bir tek mevzuun İçine dolarak bizden karışıklığını gizliyor. Sanıyoruz ki ihtiraslarımız kendi kendisinden ibarettir; hakikati bütün ruhumuzu ihtiva eder ve diğer bütün ihtiraslarımızı kendi rengine boyayarak bizi aldatır. Belki ruhun bu vahdete ihtiyacı, kendi girift âlemini tanımak aczindendir, fakat aşk, bu sahte ve suni vahdet içinde bizi bir an aldattıktan sonra ruhumuz daha çıkmaz ve karmakarışık derinliğine bizi atar.
  • Aklında binlerce sayfalık düşünceler var. Fakat hiçbiri dile dökülmüyor, hiçbir şey tamamlamıyor, tanımlamıyor.
  • Herkes istediğini elde eder; fakat bu her zaman hoşunlarına gitmez.
  • Açıkçası wattpad kitabı olduğunu belli eden ve aynı zamanda pek sevemediğim bir kitap. Hatta kitap demeye bile içim elvermiyor. Öncelikle bana saçma gelen birçok kısım oldu. Bunun harici başka karakterin ağzından yazılan en fazla bir sayfa süren kısımlar var,o kısımları da sevdiğim söylenemezdi. İlk defa okurken boş hissettim. Elinize alırsanız bir günde bitebilecek bir kitap. Fakat elinize almaktan ziyade, kitabı almayın bile. Kısacası okunmaya değmeyecek bir kitap, bunun yerine bir sürü daha güzel eserler var.
  • Elektra hikâyesi mitoloji, psikoloji ve edebiyat olmak üzere üç farklı alana katkıda bulunmuştur.

    Elektra hikâyesi ta Truva Savaşı’nın başlamasına kadar dayanır. Elektra tıpkı lanetli bir soydan gelen Kral Oidipus gibi lanetli bir soydan gelir: Pelops Soyu. Bu soy Homeros ve tragedya yazarlarında önemli bir yer tutmuştur. Pelops’un Atreus ve Thyestes adında iki oğlu vardır. Bu ikili Argos’ta hüküm sürmektedir. Araları bozulunca Thyestes Argos’tan kaçar, kaçarken de kardeşinin oğlunu yanına alır. Thyestes kardeşinin oğlu büyünce, yeğenini intikam almak için babasını öldürmeye gönderir. Durumun farkına varan Atreus genci idam ettirir. Sonradan kendi oğlu olduğunu öğrenir. Bu sefer de intikam alma sırası ona gelmiştir. Çok hain bir plan hazırlar Atreus. Kardeşi Thyestes’in iki oğlunu öldürür. Atreus, kardeşi Thyestes’le barışmak maksadıyla bir ziyafet verir. Ziyafette, öldürdüğü yeğenlerinin etini kardeşi Thyestes’e yedirir. Buna çok sinirlenen tanrılar Pelops oğullarını lanetlemişlerdir. Thyestes’in Aigisthos adında bir oğlu daha vardır(Atreus’un da Agememnon ve Menelaos adında iki oğlu var). Babasının ve kardeşlerinin intikamını almak ona kalmıştır.

    Truva filmini izleyenler Agememnon, Menelaos, Paris, Helena gibi isimleri bilirler. Paris, Sparta kralı Menelaos’ın dünyalar güzeli karısı Helena’yı Truva’ya kaçırır. Şanlı Agememnon kardeşine yapılanlar karşısında Truva’ya gitmek için büyük bir ordu toplar. Yola çıkarlar fakat denizde rüzgâr esmiyordur. Bunun için Tanrıça Artemis’e büyük kızını kurban eder ve Truva’ya doğru hareket ederler. Savaş çok uzun sürmüştür. Savaş bitmiş, taraflar evlerine dönmüştür. Kızının ölümü için kocası Agememnon’a kin besleyen Klytaimnestra aşığı Aigisthos’la beraber kocasını öldürür. Bu ölüme çok içerleyen Elektra, kardeşi Orestes’i şehirden gönderir. Yıllar boyunca annesi ve annesinin aşığından eziyet görecek olan Elektra, kardeşi Orestes’in büyüyüp babalarının intikamını alacağı düşüncesiyle hep sabretmiştir. Kitap Elektra ve Orestes’in intikamlarını nasıl aldığını anlatıyor.

    Elektra babasına çok üzülür, çok ağlar. Annesi onun için tehdit sembolüdür. Babasına olan sevgisi o kadar büyüktür ki annesinin yaptığı zulümlere bile katlanır. Bu sevgi ve bağlılık psikolojide Elektra Sendromu olarak nitelendirilir. Kız çocuklarının babaya karşı aşırı yakınlık beslemesi ve anne tarafından cezalandırılma korkusu içinde olma durumu olarak kabaca tanımlanabilir. Biliyorsunuz bu durumun tam tersi de Oidipus Kompleksi diye nitelendiriyor. Elektra’nın psikolojiye katkısı yüzeysel olarak böyledir.

    Elektra hikâyesi üç yunan tragedya yazarı; Aiskhylos, Euripides ve Sophokles tarafından da işlenmiştir. Aiskhylos ve Euripides hikâyeyi Agememnon’un dönüşünden Orestes’in intikamını almasına ve serbest kalmasına kadar tüm efsaneyi anlatır. Elektra geri plandadır. “Hakim fikir, tanrıların amansız laneti ve insanların dindarlıkla ve ahlaka uygun davranarak kadere etki edebilmeleridir”. Sophokles’te tersine Elektra karakterini yüceltir. Kral Oidipus ve Oidipus Kolonos’ta kitaplarında daha çok insan ve kader arasındaki mücadeleye yönelme Antigone ile karakter çözümlemelerine doğru yönelir. Elektra da ise bu yönelme zirveye ulaşır. Bunun için diyebiliriz ki Elektra bireyin iç dünyasına yönelme bakımından Antigone ile beraber Sophokles’in en iyi eseridir. Sophokles, Elektra’nın içindeki ıstırabı, üzüntüyü, sevgiyi, nefreti, kini, mantığı ona ayırdığı kısımlarda öyle güzel tarif eder ve hissettirir ki okuyucu ister istemez Elektra’nın arkasında durur, zalimlere karşı onun yanında görünmez savunucusu olur. Sophokles Elektra’nın karakter portresini çizerken zıtlıklardan yararlanır. Kardeşi Khrysothemis(bu nasıl okunuyor) Elektra’nın tam tersi karakterdedir. Bu zıtlık bize Elektra’nın karakterini daha iyi yansıtır ve özümsememize yardımcı olur. Kral Oidipus ve Oidipus Kolonos’ta kitaplarından edebi zevk çok alamasam da Antigone ve Elektra kitaplarını okurken edebi zevke doydum.

    Bilinmelidir ki mitoloji için asıl kaynaklar Hesiedos ve bilhassa Homeros’un eserleridir. Homeros ki iki büyük eseri İlyada ve Odyseia ile tüm dünya edebiyatını etkilemiştir. Ama bu eserler yakıştırmalar, mecazlarla örüldüğü için önceden mitoloji ile ilgili ufak çaplı bilgiler edinmeniz sizin yararınıza olur. Ben okumamı verimli hale getirecek her türlü hazırlığı önceden yapmaya çalışırım. Bu tragedyalar(ve daha fazlası) o eserlere ulaşmak için benim ilk adımımdı. Belki yıllar sürecek ama o eserleri de okuyunca Shakespeare için, Shakespeare okuyunca Ulysses için bir adım olacak ve bu böyle devam edecek.

    Şunu da şuraya bırakayım. Kendi başlarına çok güzel oynamışlar Elektra’nın son bölümünü: https://www.youtube.com/watch?v=9JFTTHINulI

    Esen kalın.
  • "Biraz uyursanız geçer."
    "Evet, geçer uyursam... Fakat de bana, şimdiye kadar uyumaktan başka ne yaptım ben? Yahut rüya görmekten başka? Bir sisten başka neydi bütün bunlar?"
    Miguel De Unamuno
    Sayfa 222 - can
  • Profesör konferans salonuna gelmiş. Ön sırada oturan bir seyis dışında kimse yokmuş. Sunusunu aktarma konusunda bocalamış ve seyise sormuş:
    'Buradaki tek kişi sizsiniz. Size göre konuşmalı mıyım yoksa konuşmamalı mıyım?'
    Seyis cevap vermiş:
    'Hocam ben basit bir insanım, bu konulardan çok fazla anlamam; fakat bir gün ahıra girdiğimde bütün atların kaçıp bir tanesinin kaldığını görseydim, yine de onu beslerdim.'
    Bu sözlerden etkilenen profesör konferansa başlamış. İki saatin üzerinde konuşmuş da konuşmuş. Konferansın arasında dinleyicisinin de konferansın çok iyi olduğunu onaylayacağını düşünerek ona, 'Konuşmayı nasıl buldun? Umarım sıkılmıyorsundur' diye sormuş.
    Seyis cevap vermiş:
    'Hocam sana daha önce basit bir adam olduğumu ve bu konulardan pek anlamadığımı söylemiştim. Gene de eğer ahıra girip biri dışında tüm atların kaçtığını görseydim, onu beslerdim, ama elimdeki tüm yemi ona verip hayvanı çatlatmazdım.'
    Uğur Koşar
    Sayfa 59 - Destek Yayınları