İliklerinize kadar vahşetten yoksun size gerçek korkuları hissettiren bu kitap kısa ve sürükleyiciydi. Romantizmle birlikte gelen aşk, aldatma, ilişkiler karmaşıklığı durumunu sevmesem de bu kitaba aşırı iyi eşlik etmiş.
Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir.
Marketin kitap reyonunda gözüme çarpan bu kitabı neden olmasın bakışını atıp almıştım. Kitabı arkadaş ortamında işitip Türk efsanelerinden gelen yöresel bir kitap olduğu izlenilimine kapılabilinir. Gerçi kitabın başları ilgi çekici bir olayla başlayıp ardından uzun uzun hatta bağıra bağıra sizlere kabul edilicek bir gerçeği sunuyor. Baş kahramanın bir korkuya kapılıp gözlerinden taş akması ve kimilerinin doğrudan çıkarı kimlerininde elleri bağları otururcasına (pardon pardon panayır çevirmiş çekirdek çitliyorlar) seyir etmesi olanları!! Aşırı bıkmıştım bitmek bilmeyen döngüden... Kendim :sürükleyici, akan, olaylı, kitapları tercih ettiğimden bunu psikanaliz yapmayı sevenlere önerebilirim.
Sait faik abasıyanık ödüllerini alan kitapta birkaç tane yaşanılabilirliği muhtemel hikayeler var. Yazarın akıcı ve yeri geldiğinde halk ağzından yazmasını da beğendim. Tabi yapay bir şive bulmadım. Bu sıcak yaz günlerinde kendinizi melankolik bir durum içinde bulmak istiyorsanız kitap bu hususta yardımcı olucaktır.
Spoiler vermeden yaptığım kısa inceleme:
Aral nehrinin etrafında boranlı köyünde geçen bu roman birçok ödül alıp ; bilimkurgu, tarih, edebiyat kitabı niteliğindedir. Kitabı başından sonuna kadar ne