Akşam tok yatacağını bildiğin için fakirin halinden anlayamazsın!
sorsan ramazanda fakirin halinden anlaşılıyor, peki kalan 11 ay? yada müslüman bir ülke de fakirlarin refaha kavuştuğu hiç oldu mu? peki fakirlerin ikinci sınıf bir muammele görmediği bir yer var mı? demek ki özde yaşanmayan din sahtekârlıktır..ibadetlerin çoğu toplumun çoğulculuğundan kaynaklanarak yapılıyor, yani gösteriş için...sadece vicdan hegemonyası yapılarak vicdanlı olunmaz. Tahminimce toplumun %1 i allah icin ibadetini yapiyor, gerisi hep anneden babadan ögrendigi oruç geleneğiyle; akşam çeşit çeşit yemeklerle ziyafet yapan herhangi bir zümre, hiç bir zaman fakirin halinden anlayamaz, çünkü fakirlik yaşanmadan öğrenilecek bir yaşam değildir..onun için ne diyoruz fakirin halinden anlamak isteyenizin mutlaka sağda solda elinde veya cebinde parası vardır, o parayı alıp gidin fakire aliş veriş yapın ve aksamleyin onların sofrasına oturun, o zaman belki biraz anlarsınız...

"Allah’ım! Tembellikten, düşkünlük derecesinde yaşlılıktan, günahtan ve borç yükünden, kabir fitnesinden ve kabir azabından, cehennem fitnesinden ve cehennem azabından, zenginlik ve fakirlik şerrinden sana sığınırım. Fakirlik fitnesinden Sana sığınırım. Deccal Mesih’in fitnesinden sana sığınırım."

(Buhârî, "De’avât", 38; Nesâî, "İstiâze", 26–27)

Fakirlik, hastalık ve ölüm olmasaydı, insanoğlunun kibirden başı eğilmez olurdu. / Hasan-ı Basrî

Ali KARAYAZI, bir alıntı ekledi.
21 May 21:50 · Kitabı okuyor

Mukaddes beldede renk,dil,milliyet ayrımı yoktur. Orada ihrama girilir ve bütün zahirî özelliklerden arınılır.
O beyaz örtünün içinde asalet, zenginlik, fakirlik, renk, milliyet ve ünvan kaybolur. Maksat da budur.

Bir Değirmendir Bu Dünya, Cahit ZarifoğluBir Değirmendir Bu Dünya, Cahit Zarifoğlu
Gökhan Özkan, bir alıntı ekledi.
21 May 21:43 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Doğanın isteklerine göre ölçülü fakirlik büyük bir zenginliktir, buna karşı hiç bir sınır tanımayan zenginlik de büyük bir fakirliktir.

Özdeyişler, Mektuplar ve Aforizmalar, Epikür (Sayfa 78 - Arya Yayıncılık)Özdeyişler, Mektuplar ve Aforizmalar, Epikür (Sayfa 78 - Arya Yayıncılık)
Umutcan Kebçeler, bir alıntı ekledi.
21 May 19:56 · Kitabı okuyor

Fakirlik, yalnız gerçek ve belli dostları senin çevrende tutacaktır çünkü. Senin değil, senden başka herşeyin peşinde olan kişi, çekip gidecektir yanından. Yalnız bu neden için bile, yani kimlerin bizi sevdiğini gösterdiği için bile fakirliği sevmemiz gerekmez mi?

Ahlak Mektupları, Seneca (Sayfa 89)Ahlak Mektupları, Seneca (Sayfa 89)
Okan, bir alıntı ekledi.
21 May 18:15 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Ehli hikmetten biri der ki. «Kanaatten daha üstün bir zenginlik ve maymun istahliliktan daha agir bir fakirlik görmedim.»

Kalplerin Keşfi, İmam Gazali (Sayfa 367)Kalplerin Keşfi, İmam Gazali (Sayfa 367)
Yeliz, bir alıntı ekledi.
21 May 16:42 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Osmanlılar der ki: "Üç şey saklanamaz: Aşk, öksürük ve fakirlik."

Drina Köprüsü, İvo Andriç (Sayfa 272 - iletişim)Drina Köprüsü, İvo Andriç (Sayfa 272 - iletişim)
Muhammet Emin Aktaş, Heba'yı inceledi.
21 May 00:13 · Kitabı okudu · 8 günde · 6/10 puan

Hasan Ali isminin bendeki karşılığı taşradır, hatta taşranın yalnızlığıdır, hüznüdür, çaresizliğidir. Hatta ve hatta Hasan Ali taşranın bireysel dilidir.

Toplumcu gerçekçi yazarlarımız taşrayı ele alırken meselenin sosyal ve siyasal yönüne odaklanmışlar. Onların eserlerinde taşra fakirlik, açlık ve zulmün sosyal boyutunda işlenir. İnce Memed bunun bir yansımasıdır. Fakat Hasan Ali’de taşra böyle değildir. Taşra yalnızlıktır, unutuluştur...

Hasan Ali’yle tanışmam Uykuların Doğusu ile oldu ve hala Hasan Ali’nin en beğendiğim romanıdır. Sonra birkaç kitabını daha okudum. Son olarak da Heba’yı okudum. Şimdi bir süre Hasan Ali’ye ara vereceğim.

Heba üstüne birkaç şey söylemek istiyorum. Eser postmodernizm ile büyülü gerçekçilik arasında. Yani ne salt postmodern ne de büyülü gerçekçi. Kurgunun içindeki büyülü hava bir Marquez gibi sarmıyor sizi ama destansı dili ile sizde merak uyandırıyor. Özellikle bölümler arasındaki geçiş ve askerlik döneminin anlatıldığı bölümdeki gerçeklik başarılı.

Üslubunu sevdiğim yazarın bu eserde biraz zayıf olduğunu söyleyebilirim. Zira Uykuların Doğusu’ndaki dil daha olgun gibi.

Hasan Ali’yle tanışın.