Bir kitap hakkında herkese açık şekilde ilk kez görüşlerimi belirteceğim, güzel yazacağıma dair pek güvenim yok ama elimden geldiğince içimdekileri aktarmaya çalışacağım. Sokak Kedisi Bob, benim için fazlasıyla etkileyici bir kitap. Kitabın diğer serileri de aynı şekilde. Bu kurgu kitabı değil, gerçeklerin yansıması olan kitap. James Bowen, yani hem kitaptaki karakter hem kitabın yazarı olan James, ailesinden uzakta yaşayan, maddi durumu sıkışık ve uyuşturucu bağımlısı olan bir adamdır. Gitar çalarak, dergi satarak geçinir, buradan anlaşılacağı üzere hayatı pek aydın değildir. Bağımlılığından kurtulmak için rehabilitasyona gider fakat tamamıyla kurtulması gittiği klinik sayesinde olmaz, bir kedi sayesinde olur. İnsanın kulağına tuhaf gelebilir, nasıl bir kedi sayesinde hayatı değişebiliyor diye. Hayvanlar sayesinde hayatımızın tamamıyla ya da bazı şeylerin değişebileceğini görüyoruz. Bir nevi imkânsız olarak görülenlere karşı meydan okumak istercesine bu kitabı yazmış James. Günün birinde oturduğu apartmanın koridorunda yaralı sarman kedisi görür, cebindeki son parasıyla kliniğe götürür ve ilaçlar alır. James bunları yaparken kedinin kendi hayatına dokunacağından bihaberdir. Daha fazla ayrıntıya girmemek adına burada bitiriyorum. Hayatımda okuduğum en güzel dostluk hikâyesiydi, bu gerçek hikâye olunca daha etkileyici kılıyor, okumanızı tavsiye ediyorum. Edebi değeri olmayabilir, kitabı okuyunca hayatınız değişmeyebilir ama hayvanların insan hayatını nasıl olumlu bir biçimde etkilediğine tanık oluyorsunuz. Kitabın her sayfasını okurken içimi sımsıcacık eden nadide kitaplardan biriydi.