Ümmü Gülsüm “iyi bir şarkıcıydı çünkü Kur’an okuyabiliyordu”. “Asla aynı mısrayı iki kez aynı şekilde okumazdı”. Araplar, o şarkı söylemeye başladığı anda “zamanın durduğuna” inanıyorlardı.
Ümmi Gülsüm tüm Orta Doğu için emsali olmayan bir sanatçıydı. Sesi, parçaları ve vizyonu pek çok yüreği alevlendirdi. Hala günümüzde, otuz yıl önce aramızdan göç eden bu efsanevi sesin, albümleri ciddi sayıda dinleyiciye ulaşıyor. Ve yüce bir kişilik olarak Orta Doğu halkı arasında yaşıyor zira o her zaman Mısır’ın sesi idi.
Perşembe akşamları radyoda verdiği konserler esnasında tüm Orta Doğu’da resmen hayat durman noktasına gelirdi. Sokaklar boşalır, insanlar Ümmi Gülsüm’ü (Umm Kulthum) dinlemek için radyoya yapışırdı. 1975’de aramızdan ayrıldığında, yaklaşık dört milyon müzik sever, sanatçıyı uğurlamak için Kahire sokaklarına döküldü. Onun adı Umm (bazen Oum – Um veya daha farklı yazılır) Kulthum (bazen Kulsoum, Kalsoum vb olarak yazılır) idi. Ülkemizde ise kendisi hep Ümmü Gülsüm olarak bilindi. Tüm bu isim farklılıkları hiçbir zaman, Ümmi Gülsüm’ün 20. yüzyılda yaşayan en büyük Arap sanatçı olduğunu değiştirmedi.
Ümmü Gülsüm; Hayalleri ile hayallerin kadını olmayı başarmış bir duayen…
AŞK şiirleriyle süslenmiş bu aşk romanını okurken hayallerimizle ve duygularımızla mest olacağız tekrar aşka...