Yapacak hiçbir iş yoktu, hiçbir ses duyulmuyor, hiçbir şey görülmüyordu; her yer kesintisiz bir hiçlikle, tümden mekânsız ve zamansız bir boşlukla kuşatılmıştı. Odada volta atarken düşüncelerin de seninle birlikte volta atıyor, hiç durmadan volta atıyordu. Fakat ne kadar soyut olsalar da, sonuçta düşüncelerin de bir dayanak noktasına ihtiyacı vardır, yoksa yalpa vurmaya ve anlamsızca kendi etraflarında dönmeye başlarlar; düşünceler de katlanamaz hiçlige. Bir şey olmasını bekliyordun, sabahtan akşama kadar bekliyordun ama hiçbir şey olmuyordu. Yine bekliyor, yine bekliyordun.
Bir şey olmuyordu. Bekliyordun, bekliyordun, bekliyordun, şakaklarına ağrılar girene kadar düşünüyor, düşünüyor, düşünüyordun. Hiçbir şey olmuyordu. Yine yalnız, yine yalnızdın. Yapayalnız.