• 193 syf.
    ·5 günde·Beğendi·9/10
    Kitabın, en önemlisi dili ve anlayış kapasitemize hitap etmesi gerekiyor ki, bu elimdeki kitap vezinleriyle birlikte Bostan kitabının Türkçeye kazandırılmış şekli o yüzden sade ve anlaşılır bir eser olmuş, okurken yormuyor.
    Kitap bölümlüre ayrılarak her bölümde farklı bir konu işlemiş, bir nasihat kitabı diyebilirsiniz ki her cümle istisnasız boş değil, boşa yazılmış değil. Kişisel gelişim kitaplarından çok çok daha fazla şeyler kazanacağınız bir kitap.
    Öyle hoş ki yazarın din alimi olması ve eski kitaplardan olması o mistik hikayeleri ve insan olmanın o yüzyıllarda bile içindeki buhrana sebep olan şeylerin o nefsin sade bu çağa özgü olmadığını her defasında böyle kitaplar okuyarak bu dünyada yalnız ben uğraşmıyorum bu dertlerle dedirtebiliyor.
    Kitabı okuyun ve kitapla başbaşa kalın emininim size anlatacak çok şeyleri olacaktır. Keyifli okumalar.
  • 208 syf.
    ·5/10
    Bugün sizlere kişisel gelişim kitabı yorumu ile geldim. Çıktığı zamanlar çok meşhur olan bir kitap olmuş. Ben yazarını biliyordum ama kitaplarını hiç okumamıştım. Yazarımızın bu kitapta hayatınız da olan ya da olabilecek olayları göz önüne alıp kısa kısa bilgilendirme veyahikaye denilecek şekilde yazılar ele almış.
    ...
    Okurken bazen aaa bu bende de olmuştu ya da oluyor dediğiniz olabilir. Konuların gerçekten hayattan alındığının kanıtı da budur genelde kitapta. Her yazının sonunda 'Duralım Ve Düşünelim' kısımları mevcut. Bu kısımlarda küçük küçük sözlere yer vererek sizi düşünmeye teşvik etmiş. Farklı bir hava katmış kitaba. :)
  • 224 syf.
    ·10/10
    Merhaba
    Bir serüven diye başladığım kitap,üç serüven verdi bana, ve kitap öyle içine aldı ki beni, öyle dahil oldum ki kitaba.....
    İncelemeden kısa bir fragmandı sadece:)
    Bu kitabı bir sağafta tozlanmış raflar arasında buldum,dışı yıpranmış, içi de aynı şekilde, okuyan adeta işkence yapmış kitaba, buruş buruş her tarafı çizikti. Sahaftaki Kişisel gelişim bölümünden aldım. Tabiri caizse kitabı mahvetmiş benden önce okuyan. Kitabı sağaftan satın aldıktan sonra evde hemen restorasyonuna başladım, tutkal ile kopan sayfalarını yapıştırdım, kırışıklıklarını aldığım kitap restorasyonu eğitiminde öğrendiğim şekilde organik kimyalsallarla düzeltmeye çalıştım. Sonra mı? Sonrasını hemen anlatayım.
    Okumaya başladıktan sonra gözüme ilk çarpan bir karakterin üç farklı kişiyle yollarının kesiştiği ve onlardan hayat dersi niteliğinde sohbetler ettiği oldu. Ama ne hayat dersi!
    Kitap metafor ve aforizmalarla dolu hatta kitabın kendisi metefor diyebilirim.
    Serüven de karşımıza ilk derviş çıkıyor, o karakterde zemini hazırlıyor, sonrasında sörfçü çıkıyor o zeminin üstüne barakayı inşa ediyor ve patrona da o barakanın bahçesini yapmak kalıyor:)
    Bir bakıma kitaptaki karakterin kişiliğini yeniden inşaa ediyorlar.
    Kitabın yazarı yabancı bir kişi lakin kitap içersinde muhtelif yerlerde beni şaşkına çeviren Mevlana sözleri oldu, ondan bahsederken "Sufi şair " olarak söz ediyor.
    Öyle içine alıyor ki kitap Hawaiide bir kumsalda gibi hissediyorsunuz kendinizi.
    Peki "bu kitap neden okunmalı?" Kısmına gelelim.
    Kişiliğimiz bir ağacın dalına benzer, ruhumuzda ağaca. Ağacı yağmur, kar,rüzgâr belki yıkamaz belki etkilemez ama o kırılgan incecik dalları zedeler. Bu kitap ise o zedelenmiş dalı nasıl onaracağımızı anlatıyor.
    Hepimizin hayatı zor,hepimizin karakteri zedelenebiliyor.
    Tamir mi,tamiri bu kitapta bulabilirsiniz.
    Bu serüvene ihtiyacı olan bu devirde çok insan var.
    Sırada son söz
    Denize nazır bir kumsal evi gibi huzurlu olmak istermisiniz?
    Arınmış, saf ve bir o kadar temiz
    Ozaman bu kitabı okuyun derim.
    Keyifli okumalar:)
  • 248 syf.
    ·8 günde·Beğendi·10/10
    Istanbul Kadıköy de geçen 4'lü ötekilerin hikayesi bu. Küçük kız Şehlâ Nadia (Gelinlik eldivenleri ile yasayan ve birçok kişi tarafından tecavüze ugramis), Memduh Bey (Sevdiği kadın yüzünden bunalıma giren psikolog), Matmazel (emekli bir fahişe) ve Âdem değil Adem Bey'in (Başarının doruğundan aniden düşmüş Kişisel Gelişim Yazar'ı).
         Sistem için de olanlar Sürüler, dışında olanlar ise ötekiler diye sınıflandırılmış. Kitabın ilk başlarında bunalıma giren bir bunağın hikayesi gibi geldi bana, ama aslında öyle ağırdan alarak o kadar çok mesaj veriyor ki bu kitapta....
     Adem Bey aslında çok zengin, kültürlü, saygın ve sevilen bir Kişisel Gelişim Yazar'ı olup verdiği bir Seminer de aniden seyircilerin gözü önünde bayılıp, 2 yıl ömrü kaldığını öğrenir. Yatağa bağlı iken 30 yıllık hayat arkadaşı herşeyine el koyup, terkeder. Kalan sadece her süreçte kendisine ışık ve ısı yayan kitaplarının yanında Sokakta yaşayan Ötekilerin hayatini tanıma, öğrenme fırsatı olur. Oysa en yükseklerden kendisi de birden ötekilerden olmuştur. "Sokakta yasayanlar, fahişeler, dilenciler, kağıt toplayıcıları, ayyaşlar vs işte Ötekiler...."

         Bazen güldüren yerleri olsada, aslında bozuk düzeni yani kapitalizm sistemin çarpıklığını çok güzel bir o kadar da açık ve net anlatıyor. Zincirleme giden bir düzen.... Menfaat için bir artıyı hayata geçirebilmek için,  insan hayatını etkileyen nasıl eksiler icat ediliyor. Her parafini alıp buraya taşımak isterdim ama o zaman da kitabı buraya aktarmış olurdum. Modern kölelik cağı denilen kavram, tamda bu kitapta net bir şekilde anlatılmış.

         Kadıköy de geçiyor dedim ya; Ağustos depremine de yer vermiş. Bu konu bir Istanbul Kadıköy lü olup, okurken beni çok sarstı. Aynı günleri birebir yaşattı. Allahım bir daha yasatmasın .
          
    Adem Bey için 13 rakamı çok şey ifade ediyor.....13. Yaş veya ayın 13'ü.... Her birinde ayrı bir yaşanmışlık var. Sevdiği kız Eftelya'ya açılmak için takip ederken, kıza tecavüz edilgini gördüğünde henüz 13 yaşındadır...

        Yazarımız çok farklı, güzel ve detay bilgilere değinmiş ve değinirken de çok kişileri de anmayı ihmal etmemiş. Örneğin ; Einstein, Dostevsky, Socrates, Sadettin Teksoy, Gazzali, Ibni Rüşd ve bir çok dahaları... En çok ta Nietsche anmış. Emeğine, fikrine sağlık. Yazarlığı daim, okurları bol olsun inşallah
  • 255 syf.
    ·8 günde·Beğendi·10/10
    Bir solukta okuyabileceğiniz bir kitap olduğunu dile getirerek başlamak istiyorum öncelikle. Hiç bir kitapta alıntılarımı bu kadar geç ve uzun zamana yayarak paylaşmamıştım. Ancak her satırının çizilerek okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

    Yazar bu kitabı yazmak için beş yıl gibi bir süreçten bahsediyor. Fazlasıyla hayattan olan ve aslında her birimizin düşüncelerini ele alan konular seçmiş. Bu konular terörden sağlığa, hukuktan psikolojiye, insanlıktan adalete, yoksulluktan zenginliğe uzanan, sıraladıkça bitmeyecek olan, aslında tam da kitabın hakkını verdiği "Biz Aslında Neyiz?" başlığını kapsayan bir tür kendimizi bulduğumuz kitap diyebilirim.

    Özellikle "Terör" alt başlığı altında anlatılanlar kesinlikle her satırının yazılması gereken bir bölüm. En çok dikkatimi çeken ise aslında kitabı tamamı. Bölüm olarak ayırmak gerçekten çok güç. Her ne kadar kişisel gelişim türü altında toplansa da bu kitap, ben hakikatleri çok net bir şekilde anlattığını düşünüyorum. Kimimiz düşündüklerimizi, yargıya dökemeyiz. Belki çevremizde alacağımız tepkilerden belki de öyle olması gerektiğinden. Sebepler herkes tarafından farklı olarak sıralanabilir. Ancak bu kitapta; aslında biz insanoğlunun ne olduğunu bize anlatan, doğruların ne olduğunu bizlere sunan, yanlışların ise farklı kılıflar tarafından örtülerek önümüze doğru olarak sunulmasından bahsediyor. Biz ise hangi tarafta olmalıyız? İşte bu sorunun cevabı bu kitapta gizli.

    Keyifle okuyacağımız bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kesinlikle okumalı ve okutmalıyız. Kütüphanemizde bulundurmalıyız. Herkese tavsiyem, dostlarıma emirdir.
  • 241 syf.
    ·11 günde·9/10
    Merhaba Arkadaşlar
    Çok çok beğenerek ve çoğu yerin altını çizerek okuduğum muhteşem bir kişisel gelişim kitabı okudum...
    Belkide bu güne kadar okuduklarım arasında ilk üçe girebilecek düzeyde benim için...
    Tam bir terapi kitabı rahatlamak ve olaylara farklı bir yönden bakmak isteyenlere birebir...
    Okudukça benim hayatıma dokununan çok satırları oldu arkadaşlar isterim ki bu satırlar sizinde hayatınıza ve düşüncelerinize yer etsin...
    Kendini boşlukta değil satırlarda aramak isteyenlerde tavsiyemdir...
    Mutlaka okuyun
  • 276 syf.
    ·2 günde
    Yeni yeni kitap okuyanlar veya genç zihinler için, klasik kişisel gelişimlerden farklı olduğundan dolayı tavsiye edeceğim bir kitap. Ama çok kitap okumuş iseniz veya kişisel gelişimle pek aranız yoksa 'aynı nakarat' diye diye okursunuz.
    Gelelim benim neden okuduğuma; çünkü ben kitabı alalı 5 yıl olmuş, ki nasıl bir delilik anında aldım bilmiyorum ve kitap rafta durdukça vicdan azabı çektim. "Okuyup, kurtulayım," dedim.
    Çok da kolay okudum. Puntolar büyük, sayfalardan bazılarında yalnız resim veya alıntı var. Bana göre kitabın tek olumlu tarafı farklı yazarlardan alıntılar, gerçek yaşanmış öyküler ve fıkraların bulunmasıydı. Zaten İzgören de bunlardan örnekleyerek gelişim yolunu açmış.
    Tavsiye olayını yorumun başına taşıdığıma göre, kendime bir notla incelememe nokta koyuyorum; "kişisel gelişime bir daha bulaşma onun yerine büyük dedesi olan felsefeye ağırlık ver."