"Acı dolu yaratıklarız hepimiz
Geride asla bırakılmayan pişmanlıklar duruyor,
Gün geçtikçe artıyor bunlar üstelik
Yaralıyor, yoruyor;
Zaman, pişmanlıklarla geçiyor...
Önce keşfedip sonra esiri olduğumuz
O pandül hiç durmaksızın sallanıyor
Tahtadan kutusunun içinde;
biz ölüyoruz farkına varmadan
Zaman, yok olmakla geçiyor...
Sevinçler devşiriyor, üzüntüler hapsediyoruz
Derinlerimize; seviyoruz, sevilmiyoruz
Unutuluyor, unutuyoruz
belki günün birinde
Zaman unutmakla geçiyor...
Bizi yiyip bitiren, sonra da tadı bitmiş
Bir sakız gibi toprağa tüküren zamanı
Kusmak geliyor içimizden"