Kalem yazacağını yazmış ve mürekkep çoktan kurulmuştu. Hallac hırkasını çıkarıp Yusuf’a verdi ve dediki: bu sende kalsın, zamanı gelince bu emaneti neden verdiğimi anlayacaksın. Şimdi git, çünkü bu da senin kaderin. Bugüne kadar sana bu dünyada verileni anlamamıştın. Artık doğruyu gördün, şimdi yol senin…
Hallac, “ sevgili yusuf, hocam cüneyd der ki biz allah’la bir anlaşma yaptık. Allah her birimize birer hakkını verdi. Bu dünya bir yolculuktur. Biz o hakkı bu yolculukta bulacağımıza söz verdik. Ben buldum ve hakkını allah’a geri verdim. İşte bu benim hakkımdı. Ben de o hakkım…”