Salik, içinde Mevla'yı yaşayamadığı bir dünyayı istemez. Tıpkı Leyla'sız bir dünyayı istemeyen Mecnun gibi. Hani Fuzuli ona Leyla'nın kabri başında dedirtiyordu ya:
Alem hoş idi ki var idi yar
Çün yar yok, olmasın ne kim var
Ya hatırlamak istemediğin için hatırlamıyorsan ve hatırlamamak için yani unutmak için çok çaba sarfettiysen ve hatırlamadığın için aslında feraha ermen gerekirken hatırlamadığın için hatırlamamanın seni feraha erdirecek şey olduğunu da hatırlamadığından hatırlamak istediysen ve ben sana kendini hatırlatacak yolu gösterdiğimde sen o yoldan gidip de hatırlayınca aslında unutmak istediğin her şeyi sırtına bir yük gibi tekrar alıvermenin pişmanlığını duyuverirsen ama bir kez daha unutma şansın olmadığı için hayatının sonuna kadar bedbaht yaşamak zorunda kalırsan ne olacak?
Pembe, munis ellerinden başka bir el tutmadım;
Benliğimden nefret ettim hasretinden bıkmadım.
Aşinalardan işittim, bir "vefasız" mış adım;
İtiraf et sevgilim senden vefasız çıkmadım.