"Adı ne bu çiçeğin, biliyor musun sen?"
"Ne?"
"Unutmabeni çiçeği"
"Unutmabeni mi?"
"Evet"
"Neyi unutuyor ki? Zaten küçücük."
"Sevenin sevdiğini unutma ihtimali bu çiçek kadar küçük olduğu için öyle demişler..."
Aslında her birimiz, çocukluğumuzda kaderimiz tarafından elimize verilen kalemle boyardık gökyüzümüzü.
Mavi, beyaz, gri ya da siyah...
Kocaman insanlar olduğumuzda hâlâ hayata o renklerle bakacağımızı bilmeden kendi ellerimizle şekillendirirdik hayatımızı ve dünyamızı.