Ve Dağlar Yankılandı – Khaled Hosseini
Bu kitabı bitirdim ve hislerim biraz karışık. Genel olarak sevdim ama beni çok da yordu. İlk başta Abdullah ve Pari’nin hikâyesine çok bağlandım. İki kardeşin ayrılığı gerçekten çok dokunaklıydı ve kitabın sonuna kadar bu hikâyeye dönüp bir şeylerin tamamlanmasını bekledim.
Ama kitap ilerledikçe sürekli başka insanlara, başka hayatlara geçmesi beni biraz yordu açıkçası. Her yeni karakterde yeniden alışmak, yeniden bağlanmak gerekiyor. Bazı hikâyeler güzel ama tam “şimdi bir yere bağlanacak” derken yarım kalıyor.
En çok içimi acıtan şey ise zamanın çok hızlı geçmesi oldu. Abdullah’ın yaşlanıp her şeyi unutması, kardeşini hatırlamaması… Bir de Pari’nin annesiyle hiç yüzleşemeden annesinin ölmesi. Okur olarak insan biraz adalet, biraz kavuşma, biraz iç rahatlaması bekliyor ama bu kitap onu vermiyor.
Sanırım kitabın vermek istediği şey şu: Hayat her zaman toparlanmıyor, bazı şeyler yarım kalıyor, bazı insanlar çok geç kalıyor. Bu açıdan çok gerçek ama duygusal olarak insanı yoran bir gerçeklik.
Kısacası: Güzel, etkileyici, düşündürücü ama dağınık. Ben daha çok tek hikâye, tek duygu, daha net ilerleyen romanları sevdiğimi bu kitapta tekrar anladım. Okuduğuma pişman değilim ama tekrar okur muyum, sanmam...
Bir kutu kitap aboneliğimi sonlandırmama vesile olan kitap. Kendi tercihlerimle kitap seçip okumaya devam etmem gerektiğine emin oldum sayesinde^^
Ne okuduğumu anlamadım, bazı bazı sezdiğim oldu o kadar. Cümlenin sonuna geldiğinde başını unutuyorsunuz, ama zaten ne başı anlaşılıyor ne sonu. Bu kadar kısa olmasaydı okumayı yarım bırakırdım.
Yeşaya GeldiLászló Krasznahorkai · Can Yayınları · 1989899 okunma