Sevgi dışa akseden ve pratik aksiyona dönüşen bir duygudur. Sadece ağızla söylenip hiçbir ameli tecellisi bulunmayan sevgi gerçek bir sevgi olamaz. Dolayısıyla beraberinde itaati getirmeyen bir sevgi yalandan ibarettir.
İnsanı sefillikten kurtaracak yegâne değer sistemi ise ilahi dine dayalı bir ahlak öğretisidir. Yani gerçek ahlakın temeli ilahi vahye dayalı olan öğreticidir.
İnsan nasıl ki kendi hastalığnın ilacını bulmak için bir doktora ihtiyaç duyarsa, uhrevi ve dünyevi saadet için de vahiy bilgisine sahip bir peygambere ihtiyaç duyar.
Görmek için gözün yeterli olmayıp dışarıdan ışığa muhtaç olduğu gibi akıl da eşyanın hakikatini idrak etmek için dışarıdan birtakım delillere ihtiyaç duyar. Bu da "İlahî vahiy" dir.