Aşk için ne demişti bizim Yunus
"İşitin ey yarenler aşk bir Güneş'e benzer. Aşkı olmayan kişi misali taşa benzer.
Taş gönülde ne biter, dilinde ağu tüter. Nice yumuşak söylese sözü savaşa benzer."
Rahmet, muhabbet bir kalpten hicret etti mi, uzlet etti mi, uzaklaştı mı, bunun ilk belirtisi kabalıktır, sertlikdir, acımasızlıktır. Peki, bu kalbe nasıl inecek, nereden inecek? Bu çok mühim bir sorudur. Yani rahmet ve izzet Müslümanın kalbinde nasıl payidar olacak.
Ruhumuzda bir çökme, eğer bir gevşeme, eğer bir zayıflama, kopma, düşme hissediyorsak, bunu tamir edeceğimiz yer Kur'andır. Kur'an insanı asıl fıtratına, fabrika ayarlarına döndürür. İnsanın ruhundaki kırıkları tamir eder. Çünkü Kur'an insanla ilişkiye giren bir kitaptır. Kur'an anlatan öz nedir, insan dinleyen ve anlayan bir öznedir. Eğer dinlerse insan, Kur'an ona dünyanın ve ahiretin sırlarını söyler.
Her insanın içinde bir Firavun vardır. Her insanın içinde bir Karun vardır. Her insanın içinde ilimle böbürlenmek isteyen bir Bel'am; eğer hortlar ise hakkı ateşte yakmaya namzet bir Nemrut vardır. İçimizdeki bu şerre meyil olgusunu karantinaya almak zorundayız. Burada, kalptedir asıl mücadele, budur asıl kavga, asıl cihat da budur. Buna eskiler cihad-ı ekber demişlerdir; en büyük cihad budur. Ve eğer insan şerle mücadeleyi kalpte kaybederse, cephede bir başarı elde etmesinin imkan ve ihtimali yoktur.