Müslümanlar bir binanın tuğlaları gibidir ve İslâm binası bir bütündür. Gelin şimdi hilâfeti yıkmak isteyenlere alet olup tuğlaları dağıtmayın, binayı harap etmeyin. Müslümanlar tek yürek iken mi güçlüdür, Reis Abdülahad! Mesele yalnızca başlardaki saçlardan kurtulmak değil, kalplerdeki kirden de kurtulmaktır.
Bir amelin ibadet olabilmesi için tevhitle birlikte olması lazımdır. Nasıl namaza namaz diyebilmek için temizlik ve abdest aranıyorsa ibadete de ibadet denilebilmesi için önce tevhit aranır. Böylece tevhit, amel sayesinde gerçekleşmiş, bilinmiş, görünmüş olacaktır. Amelsiz tevhit Müslümanlık için yeterli değildir. İnandım deyip de inancının hiçbir gereğini yapmayan kişi nasıl olur da inanmış sayılabilir? Amelsiz iman dileyen, yaysız ok atmaya kalkan kişiye benzemez mi?
İnsandır, nefis sahibidir, günaha girebilir, küfre sapabilir, çamura düşebilir. Peki ama çamura düştü diye onu feda etme hakkımız var mıdır? Allah yaratmıştır madem, öylece bırakamayız, onu alıp yıkamak, Mûsâ'nın eli gibi pırıl pırıl etmek gerekir.