Fatih aytaç

Fatih aytaç
@faytac
Eğitimci
Eğitim &pskoloji
Odtü
Adana
3 okur puanı
Mayıs 2025 tarihinde katıldı
Sen; sevginin, emeğin ve merhametin cimrisiysen, Allah’tan nasıl cömertlik beklersin?
Reklam
Derinliğe Yolculuk: Kevgir ve Deniz
Vaktiyle bir mürit, bir arifin kapısını çalarak ondan "marifet ilmini"öğrenmek istemiş. O esnada bir deniz kenarında bulunuyorlarmış. Arif, ilme talip olan gence bakmış ve eline bir kevgir tutuşturarak şöyle demiş: — "Şu kevgiri al ve onu denizle doldur." Mürit heyecanla işe koyulmuş. Kevgiri her daldırdığında içi suyla doluyor, ancak sudan çıkarır çıkarmaz tüm su deliklerden akıp gidiyormuş. Defalarca denemiş, ter dökmüş ama nafile; kevgir her seferinde boş kalıyormuş. Sonunda ustası gülümseyerek: "Dur evladım, sana bunun yolunu göstereyim," demiş. Kevgiri müridin elinden almış ve kuvvetlice denizin ortasına fırlatmış. Kevgir suların içinde süzülerek denizin ta dibine batmış. Arif, hayretle bakan müridine dönüp hakikati fısıldamış: — "İşte, kevgiri suyla doldurmanın tek yolu budur. Bir ilmi öğrenmek, onun içinde kaybolmayı gerektirir. Öyle yüzeyde tumup (batıp) çıkmakla değil; ancak o denizin derinliklerine dalarak, onda yok olarak tamama erilir. Vesselam...
Çoğu zaman biz de hayatı "fare yüreğiyle" yaşıyoruz. Shakespeare’in dediği gibi; • Düşünmekten korkuyoruz;sorumluluk getireceği için. • Konuşmaktan korkuyoruz;eleştirilmekten çekindiğimiz için. • Sevmekten korkuyoruz;** kaybetmekten korktuğumuz için. •Ve ölmekten korkuyoruz;aslında yaşamayı hiç bilmediğimiz için.
Duyguların Sessiz Arınışı
Kimi insanlar vardır; kısa bir süreliğine, içten içe ve çıtını bile çıkarmadan yapayalnız ağlarlar. Oysa hayata yeniden başlamanın yolu, içimizdeki hüznü, öfkeyi ve gerginliği söküp atacak o derin, duygusal boşalımdan geçer. Bu süreçte ulaşılan o kendine has rahatlama hissi; yıkık dökük bir sesin sakinleştirdiği hırçın bir okyanusa düşen gözyaşları gibidir. Unutmamak gerekir ki: "İfade edilen duygular, üstesinden gelinmiş duygulardir."
Daha zamanım var sanıyordum...
Yaşamla ölüm arasındaki o ince çizgide geçen bir diyalog: "İşlerim var" dedik, "birileri tamamlar" dediler. "Çocuklar küçük" dedik, "sensiz de büyürler" dediler. "Kalp kırdım, borçluyum" dedik, "zamanında düşünseydin" dediler. Anladık ki; korku ölmekten değil, aslında hiç yaşamamış olmaktan kaynaklanıyor. Bugün bir hediye: * Sevin, hem de duru sevin. * İncitmeyin, ah almayın. * Boş meseleleri dert edip ruhunuzu yormayın. * Ve yanınızdaki "güzel" insanların kıymetini bilin. Çünkü bir dahaki sefere "keşke" demek için vaktiniz olmayabilir
Reklam