• Fazilet Takvimi
    (06 Kasım 2018)

    TÂBİÎNDEN URVE BİN ZÜBEYR’İN (RAH.) OĞULLARINA NASÎHATİ
    Ey oğullarım! İlim öğreniniz ve ilmin hakkını veriniz. Çünkü siz, her ne kadar kavminizin en küçükleri olsanız bile ilminiz sebebiyle Allâhü Teâlâ’nın sizleri onların en büyükleri kılması ümit olunur. 
    Vâh ne yazık ki dünyada câhil bir ihtiyardan daha fenâsı var mıdır!
    Ey oğullarım! Kavminizin büyüklerine nasıl her şeyin en güzelini hediye ediyor ve kötüsünü vermekten utanıyorsanız, Rabbinize arzettiğiniz sadakalarınız, mallarınızın en iyisinden olsun. Çünkü Allâhü Teâlâ yücelerin en yücesi ve cömertlerin en cömerdidir. Kendisine (her şeyin en güzeli)  seçilerek verilecek olan ancak O’dur.
    Ey oğullarım! İnsanlar nazarında kötü biri olarak tanınsa bile bir adamın hayırlı bir fiil işlediğini görürseniz ondan hayır umun. Çünkü onda, yaptığı hayrın devamı da vardır. 
    İnsanlar nazarında hayırlı biri olarak tanınsa bile bir adamın haddini aşan kötü, çirkin bir fiil işlediğini görürseniz onu yaptığı kötülükten vazgeçirin. Çünkü onda, yaptığı çirkin fiilin devamı da vardır.
    Şunu da bilin ki her iyilik başka bir iyiliğe sebep olur. Her kötülük de diğer kötülüklere sebep olur.
    Ey oğullarım! Konuştuğunuz kelimeler güzel ve yüzünüz güleç olsun. Böyle yaparsanız insanlara, kendilerine hediyeler sarfeden, ihsanda bulunan kimselerden daha sevimli olursunuz.” 
    SAFERU’L-HAYR
    Bu hayırlı ayın son çarşamba gecesi veya günü, semâvî ve arzî âfetlerden muhâfaza olunmak için iki rek‘at namaz kılınır. 
    Her rek‘atte 1 Fâtiha, 11 İhlâs-ı şerîf okunur. Namazdan sonra da, en az 11 İstiğfâr ve 11 Salât-ı Münciye okunup duâ edilir. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)
    İSİMLERİMİZ: Erkek: Mikâil, Kız: Münîre
 
  • Muharrem ayının onuncu günü Âşûrâ günüdür. Âşûrâ gününde çok büyük ve mühim hâdiseler meydana gelmiştir. Fakîh Ebu’l-Leys Semerkandî Hazretlerinin beyanına göre Âşûrâ günü meydana gelen hâdiselerden bazıları şunlardır:

    1. Yerlerin ve göklerin yaratılması,

    2. Hz. Âdem Aleyhisselâm’ın tevbesinin kabul edilmesi,

    3. Hz. Musâ Aleyhisselâm’ın Firavn’ın şerrinden kurtulması ve Firavn’ın helâk olması,

    4. Hz. İbrahim Aleyhisselâm’ın dünyaya gelmesi ve ateşten kurtulması,

    5. Hz. Eyyûb Aleyhisselâm’ın hastalıktan şifâ bulması,

    6. Hz. Yûnus Aleyhisselâm’ın balığın karnından kurtulması,

    7. Hz. Süleyman Aleyhisselâm’a saltanat verilmesi,

    8. Hz. Nûh Aleyhisselâm’ın gemisinin Cûdî dağı üzerinde durması,

    9. Hz. Hüseyin Efendimizin (r.a.) şehîd edilmesi de âşûrâ günü olmuştur.

    10. Kıyâmetin âşûrâ günü kopacağı da hadîs-i şerîfle bildirilmiştir. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)
  • Tevbe Sûresi’nin 24. âyet-i kerîmesinde (meâlen): “Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, zevceleriniz, hısım ve akrabanız, kabîleniz, elinize geçirdiğiniz mallar, zarara uğramasından korktuğunuz bir ticaret, hoşunuza giden meskenler size, Allah ve Resûlü’nden ve onun yolunda cihattan daha sevgili ise artık Allâh’ın emri gelinceye kadar bekleyin. Allah öyle fâsıklar gürûhunu hidâyete erdirmez.” buyurulmuştur.

    Yani, muâşeret ettiğiniz; beraber yaşadığınız, en yakın akraba ve taallukâtınız ve kazandığınız mallar ve kesâdından korkacağınız ticaret ve hoşunuza giden meskenler, içlerinde rahat ve huzur içinde sâkin olup kalmak arzusunda bulunduğunuz evler, konaklar, köşkler, bahçeler, vatanınız yani bütün bunları sevmenin de bir haddi ve hakkı vardır. 

    Bunlara muhabbet, Hz. Allah ve Hz. Resûlullah muhabbetine, hak din muhabbetine mâni olmamak ve ona hizmet etmek şartıyla ne kadar muhabbete şâyân iseler, din muhabbetine muârız oldukları ve Allah yolundan alıkoydukları zaman o nisbette buğzedilmiştir ve azaba sebep olan musîbettirler. Bunları her sevgiye tercih ederek sevenler insanlıkta yükselemezler, hukuku ihlâl ederler. Her zulme, her haksızlığa sebebiyet verir, her kargaşaya râzı olurlar da lüzûmunda hak yolunda mücâhede edemezler. Can, mal, evlâd ve iyal kaygısıyla her zillete râzı olurlar. 

    Müslümanlar, âyet-i kerîmede sayılan şeyleri, Allah ve Resûl’ünden ve Allah yolunda mücâhededen daha çok sevdiği takdirde itâatten çıkmış, vazîfelerini yapmamış olacakları için artık her türlü helâk ve cezâya müstahak olurlar.

    Görülüyor ki bu âyet-i kerîme Allah, peygamber muhabbetine ve dîni vazîfenin hakkıyla îfâsına mâni’ olan her türlü dünyevî şeylerin muhabbetinden uzaklaşmayı emrediyor. Bunların sevgisi Allâh’a şirk derecesine varmamalı, Allâh’ı sever gibi olmamalıdır. Allah rızâsına muhalif bir noktaya temas ettiği sûrette hepsi hiçe sayılmalıdır. Allah korkusuna, Allah muhabbetine diğerleri nasıl muâdil tutulabilir ki?
    (Elmalılı, Hak Dîni Kur’ân Dili Tefsîri, Fazilet Neşriyat)
  • Namazı hakkıyla kılabilmek ve kıldığımız namazdan zevk almak için lazım olan bir çok bilgi kısa öz ve anlaşılır bir şekilde bu kitapta ele alınmıştır. Herkese tavsiye ediyorum.