Hasan
mesaj-gonder
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
TAKİP ET
Hasan
@fb_hasan1975
Dimdik olmalısın hayatta. Ruhun bedeninden hep bir gömlek üstte dursun. Ve gururun asilliğinin yırtılmaz senedi olsun.
harita
istanbul
v3_profil_bos
227 okur puanı
gecmis
17 May 2019 tarihinde katıldı
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
Bu zamanın en zor imtihanı iyi insan olmaktır. Dağılmadan, dökülmeden, savrulmadan yaşayabilmektir. Küçük dünyalıklar için bükülmemek, dimdik durabilmektir. Yalana tenezzül etmemek, hak neyse onu söylemektir. Rızkını helalinden kazanmak, kazancına haram ve hile bulaştırmamaktır.
Ben artık oluruna bıraktım bazı şeyleri. Çünkü bazen ne yaparsan yap istediğin gibi yürümüyor her şey. Her sabah aynı duyguyla uyanıp gün boyu aynı boşlukta savrulmak istemiyorum artık. Belki yeterince savaşmadın diyecek bazıları ya da gerçekten isteseydin pes etmezdin diyecekler. Ama kimsenin benim içimdeki yorgunluktan, kırgınlıktan haberi olmayacak. Dedim ya; ben artık oluruna bıraktım. Nasipten öte köy yok nasılsa, olsa güzel olur. Olmazsa da nasip, kısmet...
Doğan Cüceloğlu bir seminerinde yere bir parça ekmek koymuş ve “Bu ekmeğe basabilecek birisi var mı?” diye sormuş salondakilere. Hiç ses çıkmamış tabii. “Sahneye gelip bu ekmek parçasına basana 100 dolar vereceğim” diye devam etmiş. Salondan yine çıt yok… Fiyatı artırarak 5.000 dolara kadar getirmiş. Bu sırada salonda bulunanlardan birisi, ─ Hocam, istersen 500 bin dolar ver, yine bize o ekmeği çiğnetemezsin, boşuna uğraşma! demiş. Doğan Hocam da, “İşte değerler eğitimi budur” diye noktayı koymuş… – Para vererek ekmek çiğnetebileceğiniz insan sayısı yok denecek kadar azken, bedavaya yalan söyleyen, dedikodu yapan insanların bu kadar çok olması biraz garip değil mi? Acaba yalan söyleme konusunda bu kadar hassas olamaz mıydık? Veya herhangi bir toplulukta birisi gıybet etmeye başladığında herkes tepki veremez miydi? Yere düşen ekmeği çiğnememek için duyduğumuz hassasiyeti, yerlerde sürünen bazı değerlerimiz çiğnenirken niçin göstermiyoruz acaba? Niçin...?
Tut ki Alî’den sana miras kaldı Zülfikâr. Sende Alî’nin yüreği yoksa Zülfikâr neye yarar? Hz. Mevlana Celaleddin Rumî
Mısır yetiştiren bir çiftçi, her yıl en kaliteli mısır ödülünü alırmış. Çiftçi, ödül aldığı mısırların tohumlarını da ekmeleri için komşularına dağıtırmış. Bunu öğrenen bir gazeteci röportaj yapmak için çiftliğe gelmiş. Gazeteci çiftçiye sormuş: “Seninle her yıl aynı yarışmaya giren komşularına, kaliteli tohumlarından vermeyi nasıl göze alabiliyorsun?” Çiftçi cevap vermiş: “Yoksa bilmiyor musun? Rüzgar, olgunlaşan mısırlardan polenleri alır ve tarla tarla dağıtır. Eğer komşularım kalitesiz mısır yetiştirirse çapraz tozlaşma sonucu her geçen yıl ürettiğim mısırın kalitesi düşer. Eğer kaliteli mısır yetiştirmek istiyorsam, komşularıma da kaliteli mısır yetiştirmeleri için yardım etmeliyim”. Yaşamlarımız da böyledir. Hayatlarını anlamlı ve iyi bir şekilde yaşamak isteyenler başkalarının hayatlarını da zenginleştirmelidir. Bir yaşamın değeri dokunduğu hayatlarla ölçülür. Ve mutluluğu seçenler, başkalarının mutluluğa ulaşmasına yardım etmelidir. Birimizin refaha ulaşması, herkesin refaha ulaşmasına bağlıdır. Buna kollektivitenin gücü diyebilirsin, Buna başarının ilkesi diyebilirsin, Buna hayat kanunu diyebilirsin. Gerçek şu ki hiçbirimiz kazanamayız, hepimiz birden kazanmadıkça.
918 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
;