Friends’i, Friends yapan, Chandler Bing’in arkasındaki isim Mathew Perry’nin otobiyografisini okuduğumda hem üzüldüm, hem güldüm, hem de birçok ders çıkardım. Friends, Aşıklar ve Büyük Berbat Şey, Mathew’un hayatını tüm samimiyetiyle gözler önüne seriyor.
Zor bir çocukluk geçiren Mathew, yeteneği sayesinde Hollywood’da büyük bir yükseliş yaşadı ve adını tüm dünyaya duyurdu. Ancak bu başarı, çocuklukta yaşadığı sevgi eksikliğini ve içsel boşluğu doldurmaya yetmedi. Kitapta, bu eksikliğin zamanla zararlı alışkanlıklara bağımlılıkla sonuçlandığını görmek insanı derinden etkiliyor. Hayatını ve bu yükseliş sürecindeki anılarını okurken duygudan duyguya geçtim; bir yandan onun neşeli, esprili yanına tanık olurken diğer yandan içsel mücadelelerini hissediyorsunuz.
Kitapta Chandler’ın tarzını hatırlatan bir replik de var: "Could I BE any more dramatic about my life?" Bu söz, hem Friends’in o unutulmaz mizahını hem de Mathew’un hayatındaki dramatik anları mükemmel bir şekilde özetliyor.
Maalesef, kitabını yayımlamasının ardından evinde vefat ettiği haberi geldi ve bu durum kitaba olan ilgiyi daha da artırdı. En üzücü kısmı ise kitabın bir yerinde, yaşamak istediği hayatı hâlâ gerçekleştiremediğinden ve bunları başarmak istediğinden bahsetmesiydi. Zor zamanlardan geçen, mücadele eden ve bu süreçlerden dersler çıkaran Mathew, istediği hayatı tam anlamıyla yaşayamadı. Ama ardında bıraktığı bu eser, hem ilham verici hem düşündürücü hem de ders verici bir miras niteliğinde.
Teşekkürler Mathew...