Anlatıcı yazar kitabı için malzeme toplamak üzere 2012 yılının kışında babasının bir zamanlar esir tutulduğu Japonya'daki Ohama esir kampına gidiyor. Burada kendisine bir zamanlar kampta gardiyanlık yapmış olan Bay Sato ve 'artık affetmenin zamanı geldi' mesajını dünyaya yaymak amacıyla çağırılmadığı halde gelen gazeteciler eşlik ediyor. Anlatıcının İkinci Dünya Savaşı'nda esir düşen babası, şimdilerde doksanlı yaşlarındadır. Ve yıllar önce on binlerce kişinin yok olmasına yol açan atom bombasının Hiroşima'ya atılması, onun kamptan kurtuluşu olmuştur. Hem sevilen hem yalnız, hem gösterişli hem hasta, hem sıcakkanlı hem mesafeli, hep sorgulayan bir gülümsemeye sahip bir baba, her işin üstesinden gelen, becerikli, eğlenceli bir anne, beş kardeşin yanısıra bir de geçmişi baskalaştırıp anlatan felçli büyükanne eşlik eder anlatıcının büyüme yolculuğuna. 21 yaşına geldiği vakit geçirdiği ölümcül kaza ise bir nevi hayatının dönüm noktası olur.
Kurgu dışı kategoride ödül layık görülen ne şahane bir kitap okudum ben böyle. Anı, otobiyografik kurgu, tarihin harmanlandığı, savaş, soykırım, çekilen zorluklar ve acılara dair hafızanın başrolde olduğu şahane bir metin. Atom bombasının mucidi Einstein mı sanıyorsunuz? H.G. Wells'in Hiroşima'dan otuz yıl önceki kurmaca eserini araştırmanızı tavsiye ederim...