İbn Sina ve İbn Tufeyl'in düşüncelerini bir araya getiren eser, insanın hiçbir rehber olmadan hakikate ulaşıp ulaşamayacağını sorguluyor. Issız bir adada büyüyen Hay'ın, doğayı gözlemleyerek yaşamı, ölümü ve yaratıcıyı anlamaya çalışması kitabın en etkileyici tarafıydı. Özellikle annesi olarak gördüğü ceylanın ölümü karşısındaki çaresizliği ve canlılığın sırrını arayışı uzun süre aklımda kaldı.
Kitabın teorik bölümleri zaman zaman beni zorladı. Din ve felsefe üzerine yapılan bazı tartışmalar havada kaldığı için okuma tempom düştü. Buna rağmen Hay'ın merakı, sorgulayan zihni ve hiçbir şeyi hazır kabul etmeyen tavrı eseri benim için değerli kıldı.
Hay bin Yakzan bana, bilgiye ulaşmanın ilk şartının bilgi sahibi olmak değil, soru sormaktan vazgeçmemek olduğunu hatırlattı. Bu yüzden tüm zorluklarına rağmen okuduğuma memnun olduğum, düşündüren ve iz bırakan bir kitap olarak hafızamda yer etti.