Niço

“Öldü biliyorum! Bilmediğimi mi sanıyorsun? Ama, onu yine de sevebilirim, değil mi? Bir insan öldü diye onu sevmekten vazgeçmek zorunda mısın, Tanrı aşkına; özellikle de, hayatta olanlardan bin kez daha iyi kalpli bir insansa?”
Edebiyat
Bu da bize dünyanın hiçbir yerinde bir İyilik tanımı yapma­nın mümkün olamayacağının yanısıra hiç kimse için açık seçik bir mutluluk tanımı yapılamayacağını göstermektedir. En güzel dünyada bile işler tersine dönebilir. Paradoksu size yapılan Kötülüğe minnet duyma gibi ahlaki bir yükümlülüğe kadar sürdürebilirsiniz. Bu yaklaşımı doğrula­yan bir örnekle bizim Batılı ahlak anlayışımıza oldukça ters düşen müthiş bir Japon hikayesinde karşılaşıyoruz. Hikayede kadın, boğulmakta olan bir çocuğu kurtarmak istemez çünkü: "Kurtardığım takdirde bana yaşam boyu duyacağın minnet bile senin için yeterli olmayacak" der.
Sayfa 149 - doğubatı yayınları·Kitabı okudu
Sosyoloji
"Dünyaya getirmediğim çocuklar, bana borçlu oldukları mutluluğu bir bilseler..." Emil Michel CioranEmil Michel Cioran "Bu dünyaya birini getirme düşüncesi içimi dehşetle dolduruyor. Dilerim bedenim bütünüyle yok olur. Dilerim kimseye varoluşun sıkıntısını ve kepazeliğini bulaştırmam." Gustave FlaubertGustave Flaubert
Doğa gibi bir varlık düşünün, savurganlıkta sınır bilmez, aldırışsızlıkta sınır bilmez, amaçsız ve saygısızdır, merhamet ve adalet nedir bilmez, hem verimli hem çorak hem de belirsizdir; aldırışsızlığın bir güç olduğunu düşünün - nasıl yaşayabilirdiniz bu aldırışsızlığa uygun olarak? Yaşam tam da bu doğanın olduğundan farklı olmayı istemek değil midir?
Sayfa 12
Felsefe
"—Aman Tanrım!.. Yoksa adalet diye bir şey kalmadı mı?.. Bizim gibi kimsesizleri, öksüzleri korumadıktan sonra kimi koruyacaksın Tanrım?.. Ama görüşürüz!.. Yeryüzünde de mahkemeler ve adalet var, ben bulacağım... Yeryüzünde adalet var mı, yok mu görüşürüz!..Hıçkırık ve göz yaşları içinde, hemen, şimdi, her ne pahasına olursa olsun adaleti bulmak kararıyla kendini sokağa attı."
Sayfa 173 - Cem Yayınevi 2. Cilt·Kitabı okudu
Edebiyat