Feodal:Derebeylik
Üzerinde yaşayanlarla birlikte toprakların derebeyine ait olduğu, elde edilen ürünün bir kısmının kendisine verildiği, buna karşılık onun da toprağı üzerinde yaşayan insanların güvenliğini sağladığı ortaçağdaki toprak düzeni.

Orhan Nadir Yamuk, bir alıntı ekledi.
14 Tem 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

doğunun devlet kavramı
Doğudaki beyler ise aralıksız devam eden bir derebeylik geleneğini sürdürmektedirler. Köklü feodal yapının ürünü olduklarından ekonomik güçlerini aşiret bağlarıyla, akrabalık ve şeyhlik kurumlarıyla sağlamlaştırmışlardır.

Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihi, İsmail Cem (Sayfa 415)Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihi, İsmail Cem (Sayfa 415)
Nurhan Işkın, Deniz Katedrali'yi inceledi.
 15 Mar 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · 9/10 puan

752 sayfalık bu eser, Orta Çağ'daki Soyluların kendilerine gördükleri tüm hakları Tanrı'ya, İsa'ya ve Kilise'ye bağlamaları ve Kilisenin bu davranışları onaylamasını, köle ticareti ve kendilerinden olmayanı kafir ve lanetli ilan etmelerini okurken, Barselona'nın en ücra köşesine yolculuk yaptırıp, ö dönemin karanlık sokaklarında nefesimi tutarak yürümemi sağladı...

Betimlemelerin, araştırmalar ile yazıldığı, gerçek kişiler ve olaylar ile örülmüş olan bu eser; sayfaları daha bir merak ile okumama sebep oldu...

14. Yüzyılda geçen olay büyük bir katedralin yapılışını konu alsa da, o dönemin beylerinin insanlar üzerinde sırf kendi zevk ve hırsları uğruna yaptıkları zulmü gözler önüne seriyor...

Derebeylik düzeninde toprakla birlikte satılan kölelerin, insan yerine konulmayan Yahudilerin, Engizisyon Mahkemelerinde görev yapan papazların, Papa'dan aldıkları sözde ayetleri hiç bir gerekçe göstermeden halkın üzerinde baskı ile denemeleri ve onları mahkum etmek için itirafa zorlamalarını, özellikle kadınların değersizliğini okurken aslında asırlardır neredeyse hiç bir şeyin değişmediğine şahit oldum...

Kitabın konusu ise...
Bernand Estanyol düğün günü Feodal Beyin eşine zorla sahip olma hakkına karşı gelemeyip, bunun o dönem beylerin yasal hakkı oluşunu bilse de, kendisine emir veren beyin buyruklarına uymak zorundaydı. Ne kadar toprak sahibi olsa da Beyin kölesi olduğunu biliyordu. O geceden sonra hiç bir şey eskisi gibi olmamış, karısı ile arasında görünmeyen duvarlar örülmüştü...
Kilise ise Beylerin yaptığını zina veya tecavüz olarak kabul etmeyip, kadın daha sonra zina yaparsa onlara ceza vermekte gecikmiyordu...

Bernard Estanyol, toprak Beyinin karısına layık gördüğü hayatı kabul etmeyip, oğlu Arnau'nun daha özgür yetişmesi ve arkasında bıraktığı sırlar ile özgürlük vaat eden Barselona'ya gitme kararı alsa da orada yaşayacağı hayatı asla tasvir edemeyecek ve karşılaştığı her zorluğa sadece oğlu Arnau'nun kendi yaşadıklarını yaşamaması adına katlanacaktı...Hesap edemediği ise oğlunun hayatındaki zorlukların özgürlük adına nasıl bir son ile buluşacağıydı...

Tarihin tozlu ve karanlık sokaklarında gezintiye çıkmak isteyenlere tavsiye ederim. Eser Uluslararası çok satanlar listesinde olmayı hak ediyor...