Gümbürdüyor yerin altı, sarsılıyor gök kuleler
Özgürlüğe gebe toprak, doğuracak bizi yeniden
Ellerim ceplerimde, adımlarım minnetsiz
Gamsız yürüyorum mezar diplerinden
Ölülerimize yeminimiz var, dirilerimize müjdemiz
Üşüyen çocuklar güneşten emsin, öksüz kalmış aşıklar kavuşsun,
Alın terine sevda karışsın diyedir kavgamız
Bir madalya takılmayacak göğsümüze
Olsa olsa yağlı bir ilmek boynumuza
Belki kör bir kurşun sırtımıza
Ne adımız vardı bizim ne pasaportumuz
Düştüğümüz yerden tanırsın bizi
Kır çiçekleri biter toprağımızda
Ya da bir gelincik bütün kızıllığıyla
Zulme isyan etmiş toprağın çocuklarıyız biz
Geliyoruz olağanca heybetiyle
Az kaldı bak,
Gümbürdüyor yerin altı
Sarsılıyor gök kuleler
Özgürlüğe gebe toprak doğuracak bizi yeniden…”
Seninle ben birbirimizi unutsak dahi aslında hiç unutmayacağız.
Aramızda bir şey kalmasa bile hep bir şeyler kalacak..
Bir gün öldüğümde, bir yanım hep senin içinde yaşayacak.
Ama hiçbir sokakta
Bu sene öğrendiğim en büyük ders,
hiçbir şeyi zorlamamak.
Konuşmalar, arkadaşlıklar,
ilişkiler, ilgi, sevgi!
Zorlama olan her şey,
uğruna savaşmaya değmiyor.
Akan akıyor. Neyse, o!