Ahmed Arif , "Öyle yıkma kendini..." diyor kadife sesiyle.
Nazım Hikmet Ran çıkıp geliyor ardından:
"...Bir de ekmeği son lokmasına dek yemeyi
Bir de ağız dolusu gülmeyi unutma hiçbir zaman" diyor mahpusluk günlerinden.
Cahit Sıtkı Tarancı uzaktan ses veriyor:
"Her mihnet kabulüm yeter ki
Gün eksilmesin penceremden." diyor.
Ne diyebilirim!
Fuzuli gibi "Unutma ki şair sözü yalandır" desem haksızlık olur elbette.Güzel şeyler düşünmemiz için ağaçların yeşermesini bekleyeceğiz sanırım.
Dalgaların fısıltısını duyabilmek güzel olmalı bu kasvetli günlerde.
Bir iskeleden kalkıp 2025'e doğru yolculuğa çıkan vapurun sesine selam çakmayı da unutmamalı.
Deniz küsmesin, maviliklerini esirgemesin bizlerden.Kara bulutlar dağılıp gitsin göklerimizden.
Sanatsız kalmayalım; romanlar, şiirler hep olsun yaşamımızda.
Her şeye karşın 2025 güzellikler getirsin çocuklara, gençlere, emeklilere, tüm insanlığa..