Nar Ağacı
Balkan Savaşı yıllarından başlayıp 1. Dünya Savaşı'na uzanan ve Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-Bakü -İstanbul hattında geçen sürükleyici bir roman.İki büyük savaşın vurup savurduğu ve yeniden şekillendirdiği yaşamlar..."Bir doğu masalı kadar düşsel, hayal kadar güzel, yaşam kadar gerçek" bir öykünün incelikle işlenmiş karakterleri.
" ...Balkona çıktık.Hazar'a döndük yüzümüzü.Kasım. Bakü'nün, ilk gelişimde rastlamadığım meşhur rüzgârı nihayet koptu.Cânım deniz, geliyor. Rüzgârlarını, yağmurlarını, fırtınalarını, renklerini, kokularını, dalgalarını, ufuklarını, sonbaharlarını toplamış geliyor..."
Bir kitabın neyi anlattığından çok nasıl anlattığı daha önemli olmalı.Yukarıya aldığım kısa bir bölüm, sanırım "Sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim." diyen Nazan Bekiroğlu 'nun bu kitabını okumak için yeterli bir neden sayılabilir.
“Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim,” dedi: “Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda.”