Karların arasında Tanrı'nın diktiği mumların alevi savruldu, ateş söndü. Böyle olabildiğine tuhaf, belirsiz, bir daha asla öyle olmayacağını düşündüğüm anlardan birinin içindeydim. Bazı insanlar acılarını bağıra bağıra ağlayarak anlatırdı, bazıları susardı, bazıları üşürdü, bazıları yanardı. Bazıları ölür, bazıları yaşardı. Bazıları hiçbirini yapmaz, yalnızca yazardı. Sanki ben burdayım ama bir kitabın içindeydim, kitabın sayfaları çevriliyor, beni yazan kadının gözyaşları kağıttan göğsümün üstüne damlıyor, göğsümün üstünde yazan hislerin mürekkebi dağılıp okunmaz hale geliyordu.
Beni yazan kadın ağlamaya başlıyordu.
Bazen beni yazan kadından kendine bunu yaptığı için nefret ediyordum.