• Kitabı bitireli bayağı zaman oldu, ama inceleme yazıp yazmamak konusunda tereddütteydim. Yazmayı sevdiğimden birkaç düşüncemi belirtmeye karar verdim.

    Kitaptan haberim dahi yoktu, ta ki film uyarlamasını izleyene dek. Filmi izledikten sonra kitaptan haberim oldu ve pdf’si de olduğunu görüp dilini de basit görünce bir iki güne bitirebileceğimi düşünüp okumaya başladım. Şuan ikinci kitaptayım ve sahiden de kitap oldukça basit bir tarzda yazılmış.

    İlk kitap için diyebileceğim basit bir gençlik romanı, film uyarlamasının daha iyi olduğunu düşünüyorum. Her şey en ince ve gereksiz ayrıntısına kadar anlatılıyor. Yani bunu neden dedi ki diye düşünmeden edemiyorum çoğunlukla. Yine de ilk kitap akıcı bir şekilde okutuyor kendini. İkinci kitap için aynı şeyi söyleyemeyeceğim, ama zaten konumuz da ikinci kitap değil. Onu bitirdiğimde kendi sayfasında konuşuruz.

    Hikayedeki platonik olarak hoşlandığın erkeklere yalnızca kendine saklayacağın mektuplar yazma fikrini ilginç buldum. Aslında bu durumun olanları günlüğüne yazmaktan çok da bir farkı yok, tek ayırıcı nokta mektupta karşındakine hitap edici bir tarzda yazmak olsa gerek.

    Hikaye her Amerikan gençlik filminde ya da romanında olduğu gibi sınıf farklılıklarının ayan beyan açık olduğu lise döneminde geçiyor. Kim nasıl başlatmışsa bu durumu liselerdeki gruplaşma her hikayelerine dahil olur hale gelmiş. Ayrıca çocuklar daha lisede olmalarına rağmen kafaları oldukça tuhaf düşüncelerle kaplı. Kendinize gelin, siz sadece çocuksunuz diyesim geldi.

    Bir diğer konu da kitaptaki karakterlerin doğru düzgün yeme düzeni olmaması. Sürekli olarak kurabiye, kek, pizza yiyorlar. Sıcak yemek diye bir şey yok; varsa yoksa kurabiye, kek. Hayır, bu kadar tatlı, sağlık sorunlarına yol açacak yani. Şaka maka, gerçekten çok gözüme battı; kurabiyeden yemek mi olur, her gün kurabiye mi yapılır…

    Kitabın geneline yorum yapmak yerine böyle detaylarla ilgili konuşmak istedim. Dediğim gibi kitap basit bir dilde yazılmış. Filmi izledikten sonra kitabı okumuş biri olarak film daha güzeldi diyorum. Ayrıca kitap ile film arasında farklılıklar da mevcut. İlk kitap kendi türüne göre kötü sayılmazdı. Kendini okutuyordu, elimden bırakmadım, okurken ara vermedim; öyle söyleyeyim. İkinci kitabı da okuyorum şimdi, ama üçüncüyü okur muyum emin değilim.
  • Bu sefer lafa direkt gireceğim. Okuduğum en iyi 5 kitap listesi çıkarsam tereddütsüz bu romanı eklerim. Jack London'un olağanüstü tasvirleri, film tadındaki anlatısı, yaptığı psikolojik ve sosyolojik çözümlemeleri, kitap tam bitti derken bir anda heyecanı doruğa çıkaran vurucu finali, kısacası herşeyiyle çok iyi bir romandı. Vahşi kuzey topraklarında doğup gaddarca ve doğanın kanunlarıyla eğitilmiş olan kurt-köpek kırması Beyaz Diş'in sıcak güney topraklarında son bulan ihtişamlı hayatı anlatılıyor romanda. Aynı zamanda hayatımızın ne kadar da hayvanlarınkine benzediği... Bu romanı mutlaka okuyun.
  • 1K uygulamasına aykırı yapılan paylaşımlarla nasıl başa çıkabiliriz? Bir çok kitap sever uygulamadan çıktı bunlar yüzünden hangi takımı tutuyorsunuz? şeklinde ileti dahi gördüm az önce yada öneri film isteyen, bunlardan nasıl kurtulabiliriz paylaşımlarına troll olacak yorum bırakmak vs yada aklına bir fikir gelen varmı? Zirâ yakında bende çıkıcam 1k dan böyle devam ederse
  • Öncelikle kitabı hediye olarak gönderdiği için yazarı Aykut Bey'e teşekkür ediyorum.


    Kitapta anlatılan olaylar günümüzde çokça duyduğumuz, özellikle televizyonların sabah kuşağı programlarında sıkça gösterilen olaylarlardan. Aile içi iletişimsizlik başta olmak üzere psikolojik sorunlarda işlenmiş kitapta. Kitabı bir çırpıda okudum, yaşın bir dille yazılmış ve anlaşılır. Hikayede ki olaylar sanki bir film izliyormuş hissi veriyor. Edebi olarak insanlara çok birşey katmasa da günümüz olaylarını irdelemesi açısından dikkate değer bulduğumu söylemeliyim. İnsanın verdiği kararların sonuçlarının nelere mal olabileceği, bazı küçük tesadüflerin insan hayatına nasıl yön verebileceği güzel bir şekilde anlatılmış.

    Hayatımızla ilgili bir adım atarken bir kez daha düşünmemiz gerektiği hatırlatan bir kitap. Bence okumaya değer.
  • Okudum , hazmettim , inceledim ..
    Günaydın dünyam :)

    "Boris Lvoviç Vasilyev 1924 dogumlu ..
    8 Temmuz 1941 komsolom hücum taburu kadrolusu. .Omsk ucak savar okulundan ..
    Savaş sonrası Zırhlı ordular savaş akademisi 1948 mezunu ..ve içinde bir yazarın yaratıcı gücüne sahip " tüm bu hayat ve ruh zaten benim için yeterli bir referans
    ..buyrun "sakindi oranın şafakları"ndan güne bir merhaba incelemesi ..

    A ZORİ ZDES TİKHİE ..

    #Spoiler

    Voskov ve askerlerine saygı duruşu !
    ICKI ICMEYEN 20 RUS :)
    Bir kahramanlık hikayesidir ki kitap..bir an elinizden bırakacak olsanınız "kime ne oldu acaba ?" diye aklınız onda kalır ..
    Hem eģlenceli hem ürkütücü derecede canlı bir hikayedir ki ..içine girmek ister "bende orada olmalıyım " dersiniz ..
    Anlatım müthiş sıcak bir yazar ..
    Öyle şiirsel uçuşan kelimeler değildir yazdıkları hani benim tabirimle"bodozlama" bir neşe ve SAVAŞ yumağı. .

    Vaskov ve emrindeki bu kadınların tek tek kelime kelime tanımlanması, aklınızda ete kemiğe bürünmesi aşamasından sonra kalbinizde de yer edinmesi kaçınılmazdır.

    SAVAŞ gerçeğini hicvederek ..ki belki gerçekten o yanı da vardı savaşın. .
    Kahkaha attığım kelimeler olmuştur okurken :)

    __ Yoldaş Başçavuş ,botum çıktı ayağımdan!!! .. :) (ilk bu kelimede dahil olmuştum kitaba )

    II . Dünya savaşı..

    Savaş insan doğasına bile aykırı iken (tartışılır )
    Kadın doğasında ne yapar ?

    Bir demiryolu hattı ..
    Bir istasyon ...
    16 Nazi ..
    Ve kadınlar ..
    5 Uçak savar kahramanı
    Bir bataklık ölüsü. .
    Bir "direniş " destanı. .okuyun efendim benden 'tam " tavsiyedir .

    DİP NOT..

    Filmi de en az kitap kadar ün yapmış en kısa zamanda izlemek üzere şuraya bıraktım :)
    https://youtu.be/-cJ5LSdPY3Q

    1972 yapımı Stanislev Rostotski tarafından "küçücük bir kitaptan " çıkarılmış dev bir film diye bahsediliyor ..
    Voskov rolünde Andrey Martinov yeteneğinin zirvesinde deniyor ..klasik sinemanın bu çok yıldızlı ama her zamanki gibi "iyi olan halı altında kalır " filmi izlemek boynuma borç :)

    Ayrıca bonus olarak 2015 yapımı da muhteşem :)
    https://youtu.be/N6Rdn5wJbCY
    Keyifle okuyun ,keyifle izleyin :)


    Imza : Davariş Ince .. :)

    .
  • https://youtu.be/WM8bTdBs-cw

    One, Metallica'nın ilk klibi. Klipteki film sahneleri Dalton Trumbo'nun Johnny Silahını Kaptı adlı kitabından uyarlanan filmden alıntı. Film ayrı güzeldir, bulursanız kaçırmayın izleyin derim. Kitabı da okursanız duble yapmış olursunuz.
  • Bazı akademisyenler,kitap okuyan insanların genelde film izlemeyi sevmediğini söylerler.Belkide bu tespit doğrudur.Belkidee🙄??