Tayfun, Uzun Hikaye'yi inceledi.
14 May 22:02 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Seninle doğan güldür bu gönül Ah bu gönül şarkıları
Dilimdeki bülbüldür bu gönül Ah bu gönül şarkıları
Dolu sevgi tasında gönül bir gençlik masasında
İkimiz arasında bu gönül Ah bu gönül şarkıları

Yukarıdaki sözler kitabın filmine ait bir soundtrack’ın bir kıtasıdır. Tesadüf o ki filmi kitaptan önce keşfetmişim. Ezbere bildiğim bir senaryo idi. Hep derdim bir daha izlerim bir daha izlerim ama bizim filmlerimiz de iki saatten aşağı değil ki. Öyle sözde kaldı bizim izleme işi. Kitaptan haberim yoktu. Ta ki bir gün “Can Dostum” bana bir okuma listesi hazırlayana kadar.

30 Nisan 2018 Tayfun için okuma listesi. 1- Mustafa Kutlu – “Uzun Hikâye” ve “Ya Tahammül Ya Sefer.” Aynı gün içerisinde satın aldım okumak bu güne nasip oldu. Biraz da okumamamın nedeni bildiğim bir hikâye idi. Keza öyle de devam etti. Artık hem izlediğim hem de okuduğum bir hikâye oldu.

Kitabın konusu Ali Bey ile Münire’nin aşkının anlatılmasıdır. Lakin hikâye öyle ki aşk arasında aşk dağıtıyorlar. Ali’nin aşkı, velinin aşkı, delinin aşkı diye diye diye kitap bitiyor. Geneli acıklı hikâyeler. Lakin yazarın akışı ve konuların ardı ardına birbirini bozmadan sıralanışı okuyucu sıkmıyor adeta onlarla iç içe yaşatıyor bizleri.

Hele ki filmden bir replik var ki sormayın; “Ayakkabılar eskir be Ali'm, her şey eskir. Bak, sen hâlâ sevdiğim adamsın. Sen eskime.” Yok, böyle aşklar artık dedirten cinsten bir replik. Bir de aynı “Can Dost’un” yolladığı kitap arasındaki notuna ilişti gözüm. Deniz Gezmiş’ten bir alıntı yapmış. Der ki; “Aşırı solcudur aşk. Bu yüzden insanların sol yanını hedef alır ve aşk bu kadar solcuyken içinden sağ çıkmak imkânsız…”

Sözün özü “Mustafa Kutlu” kalemi sağlam bir abimiz. “Uzun hikâye ’sini” çok ama çok manalı yazmış ve okunması gereken bir masal olarak bizlere sunmuştur. Okumanızı, sevgiye aşka değer vermenizi canı gönülden isterim….

Bahsettiğim sountrack aşağıdaki video linkinden ulaşabilirsiniz.
https://www.youtube.com/...p;list=RDziUKW1ND2gs

Filmi izlemek isterseniz de
https://www.youtube.com/...L8C3Q5AJg&t=268s

Sevgi ile kalın…

Profiline yazdığın söz bir şaire ait sanırım ya da bir romana. Ya da bir filmden alıntı, ya da bir diziden kesit. Bir şarkıdan da çalmış olabilirsin. Ama senin değil.Yoksa senin yüreğin adam olacak da iki cümle kuracak ha?

Profiline yazdığın söz bir şaire ait sanırım yada bir romana. Yada bir filmden alıntı, yada bir diziden kesit. Bir şarkıdan da çalmış olabilirsin. Ama senin değil. Yoksa senin yüreğin adam olacakta iki cümle kuracak ha?

Kitap Kurdu, OT Dergi Sayı: 47'ı inceledi.
 01 Nis 14:46 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

OT dergisinin bu sayısında John Lennon'a yer ayrılmıştı. Kısa hayatına sığdırdıkları anlatılmıştı. Kendisine mal olmuş, daha çok barış söylemlerinden alıntılar yapılmıştı. Bir dönem onun gibi 'Barış yanlısı' Erkin Koray ile yollarının kesişmesi konu edilmiş, John Lennon'ın "Imagine" şarkısına atıfta bulunulmuş, Erkin Koray bu şarkıdan etkilenerek 3 sene sonra "Fesuphanallah" şarkısını yazmıştır.

Bazı yazar ve şairlerden kısa kısa alıntılar bölümü çok hoşuma gitti ve bunların bir kısmını duvarımda paylaştım.

Dünyaca ünlü, hatta Dicaprio'ya oscar ödülünü kazandıran yönetmen "Alejandro Gonzalez Inarrutu" nun gençken izlediği Yılmaz Güney'in yönettiği, Tarık Akan'ın başrol oyuncusu olarak rol aldığı "Yol" adlı filmden etkilenerek kendi filmini çektiğini söylediği karikatür bölümü oldukça etkileyiciydi.

Özellikle sinemaya ilgisi olanlar için "film replikleri" bölümü de oldukça doyurucuydu. Buradan 1-2 tanesini de duvarımda paylaştım.

Dikkatimi çeken diğer bölüm "Tembellik hakkı" bölümüydü. Kendimi bir an felsefenin içinde buldum. Bu bölüm hoşuma gitti. Okumanızı öneririm.

Derginin bir bölümünde "Ahmet Kaya ile röportaj" vardı.

Diğer dikkate değer bir kısım "Savaş" gerçeğinin psikolojik, ekonomik nedenlerini ve insanların bu olumsuz durumların içine nasıl sürüklendiklerini, bu olayda maşa olarak kullanılmamak için neler yapmaları gerektiği konusunun ele alındığı bölümdü. Bu yazı da hoştu. Okumanızı öneririm.

Diğer bir bölümde Gutenberg'in matbaayı ne koşullarda icat ettiği, çektiği çileler anlatılıyordu. İlgi çekici bir yazı olmuş.

Yaşar Kemal hayranı birisi olarak derginin bir bölümünde bu yazardan bahsedilmesi beni çok mutlu etti. Bu yazıda, kimsenin fazla bilmediği Yaşar Kemal'in röportajcı yönüne değinilmiş. Bir röportaj yapabilmek için ne çileler çektiği anlatılmış. Etkileyici bir bölümdü. Okumanızı öneririm.

Derginin bir bölümünde duvarımda da birkaç yerinde alıntı yapıp paylaşımda bulunduğum George R.R.Martin ile yapılan bir röportaj mevcut. Bu röportajda daha çok kendi yazarlık serüvenini anlatmış ve diğer yazar adaylarına önerilerde bulunmuş.

Derginin diğer kısımlarında da güzel hikaye ve şiirler(bir ikisini beğenip duvarımda paylaştım) mevcuttu.

Tabi bazı beğenmediğim kısımlar da oldu. Okumak isteyen arkadaşları olumsuz yönde etkilemek istemem. Okuyup siz karar verin.

Genel anlamda 64 sayfalık bir dergi olmasına rağmen, bu sayı bana oldukça doyurucu geldi.

Filmden Alıntı
“Sen de kendi çapında bir süper kahramansın Fikret. Yirmi yıldır aynı kadını sevip, günde üç paket sigara içiyorsun. Kolay değil yani."

Tabutta Rövaşata, (1996)

Filmden Alıntı
“Herkes fahişedir, Grace. Kendimizin farklı kısımlarını satarız yalnızca.”

(Peaky Blinders)

" -Hoşlandığını belli etmeden sevgilisi olup olmadığını öğrenmelisin.
+Bizde böyle konusuyoruz ama enişte kızmasın."
#filmden alıntı

+ Dur , bekle bekle
- Ne ?
+ Bekle
- Arkadaşın mı ?
+ Arben mi ? hayır ama keşke...
Var olduğumu bile bilmiyor ki !
+ Neden öyle söyledin ?
- Çünkü o bir kız ve çok güzel,
bende benim ...


Latin Sevgili Nasıl Olunur / Filmden Alıntı