Hiçbir sömürücü, insanın aklına bağımsız olmaya dair hiçbir düşüncenin gelmesini istemez, çünkü bağımsız ve düşünen biri tüm dünyada devrimin sebebi olacaktır.
...Kalplerimizde kesinlikle hiç sevgi yok. Sadece nefret ve şiddet var. İşte bu yüzden ara sıra bir savaş olur, ara sıra bir yerlerde insanlar savaşır.
... Açgözlülüğe ve cezalandırılma korkusuna dayalı bir ahlak anlayışı yanlıştır. Dindarlığın ilk prensibi korku değildir. Dindarlığın ilk prensibi korkusuzluktur.
Özgürlükten korkma, yanlıştan kork. Kandırmacadan ve kendini kandırmadan kork. İçinde yaşadığımız kandırmacalardan kork. Gerçek yüzümüzü gizlemek için kendimize dayattığımız kıyafetlerden kork. Kendini Rama kılığına sokarak Rama olamayacağın kesindir. İçinde kimsen aynı insan olacaksın;içinin derinliklerinde aynı olacaksın.
... Yani bir sürü keşiş ve sanyasinin olduğu bir dünyada, bir sürü aziz insanın olduğu bir dünyada ışık olmalıdır, her yer ışık olmalıdır. Ama ışıkları söndürmüş olmalılar, sayılar açısından iyi ama herhangi bir ışık yaydıkları falan yok. Sadece gürültü ve sıkıntı yaratmakta iyiler, sadece insanlar arasında kavgalar yaratmakta iyiler; içlerinde hiçbir sevgi yükseliyor. İçi boş bir ahlak anlayışının pençesindeyiz.