"Bu uçurumların ve bu tepelerin tam ortasına düşmüş, yaşamaktan çok, yönü belli olmayan günlere ve kuru anılara kendilerini bırakmış, acılarının toprağında kök salmayı kabul etmedikçe gücünü toplayamayacak serseri gölgeler gibi akıp gidiyorlardı."
Ancak böylesine basit duyguları dile getirmek için en ufak bir sözcük ona binlerce acıya patlıyordu. Sonunda bu güçlük onun en büyük derdi olmuştu: "Ah doktor," diyordu, "kendimi dile getirmeyi nasıl da öğrenmek isterdim!"